Güzel ahlâk îmandır; kötü ahlâk ise nifaktır. Allah (c.c) mü'minlerin ve münafıkların sıfatlarını Kitabında zikretmiştir. Bunlar genel olarak güzel ve kötü ahlâkın neticeleridir.
İşte kişi sevindiği ve meylettiği şey ve ne ise ilk önce onu terk etmelidir. Eğer bir kişiye bu saydığımız hususlarla ilgili: "Seni, sevdiğin şu şeylerden mahrum bırakıyoruz; ancak mükâfatını âhirette Allah'tan alacaksın."
denildiği zaman kişi bundan hoşlanmaz ve acı duyarsa, o kişi dünya hayatından memnun ve onunla mutmain olan bir kişidir. Bu, onun hakkında helâk edici bir husustur.
Nefis de aynen böyledir. Sahibi ile ülfet, onun adı ile ünsiyeti ancak uzlet ve halvetten sonra kurabilir. Kişi gözünü ve kulağını alışmış olduğu şeylerden korumalı, sonra nefsini halvette zikre, duaya, hamde alıştırmalıdır. Böylelikle dünya ve diğer arzuların kendisine gâlip gelmesine bedel olarak Allah'ı (c.c) zikretmek sûreti ile Onunla ünsiyet gâlip gelir.
"Bilin ki; dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sâhibi olma isteğinden ibarettir."
Hadîd, 57/20.