ÖZAY ERDEM

ÖZAY ERDEM
@hikayekavanozu
"Bu kitap kalbimizi sıcacık yapmak için yazılmış."

Sedasalkareler

@sedaokuyor_
·
Yazarımızın ilk öykü kitabı 19 öyküden oluşuyor . Öyküleri okurken yüzünüzde mutlaka bir gülümseme beliriyor . Çünkü çok içten , çok bizden öyküler … Hayatın içinden takıntılar gün yüzüne çıkarılmış , ustaca işlenmiş öykülerde . Hepsini çok severek okudum . Bir kitapsever olarak kitaplardan bahsedilen ve ince çıkarımlar yaptırılan öyküler kalbimde büyük bir yer edindi . Bu kitap kalbimizi sıcacık yapmak için yazılmış . Geç yapılan bir pazar kahvaltısının verdiği minik sevinci yaşatıyor resmen … Öykü seven herkese önerimdir ama sevmeyenlere daha çok öneriyorum ben , önyargınızı kırmak için mükemmel bir seçim olacak . Okuyan herkese iyi okumalar dilerim .
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kitap hakkında ilk tahlil ilk değerlendirme ilk inceleme, harika! 💫🪶

Aysel

@mazidengelenses
·
Tek Kişilik Balayı
Bir oturuşta okuyabileceğiniz enfes bir hikaye kitabı. Her öykünün sonunda gülümseme garantili bu kısa öyküleri, ister çocuğunuza ister öğrencinize okutun, isterseniz uykuya dalmadan önce bir doz kendiniz alıp içinizi ısıtın. Bizi bize anlatan bu öykülerde Özay Erdem dili ustaca kullanarak yaptığı benzetmelerle hem hayal gücümüzü besliyor hem de yüzümüze bir tebessüm konduruyor. Bazı öykülerin sonunda şaşkınlıktan ağzımız açık kalıyor, bazılarının sonunda esef ediyoruz fakat mutlaka bu yaşananlarda kendimizden bir şey buluyoruz. Nasıl oluyor da bizi bu denli iyi tanıyor yazar? Nasıl oluyor da anlatılanları mutlaka hepimiz hayatımızda en az bir kez yaşamış oluyoruz? O da yazarın üstün kabiliyeti. Üstelik bu kabiliyetin ürünü olan eser, yazarın ilk kitabı. İlk kitabı böyle usta elinden çıkmış gibi olunca insan ustalık eserini doğrusu merak ediyor. “ Rahmetli dedem radyosunu bana hediye ettiğinde çocuk yaştaydım. Öyle çok sevinmiştim ki uzunca bir süre oyuncak ayıya sarılır gibi onunla yatıp uyumuştum. Televizyonun evlere yeni girmeye başladığı yıllardı. Dedemin armağanıyla eşzamanlı olarak babam oturma odamıza ahşap çerçeveli bir televizyon almıştı ama radyonun yerini tutamazdı. Çünkü o sadece bana aitti. Ne zaman istersem açar, ne zaman istersem kapalayabilirdim. Babamın akşam haberleri sevdası, annemin yemek tarifleri için elinde kağıt kalemle ekran başında beklemesi beni alakadar etmiyordu. Okuldan gelir gelmez radyomu odamdan çıkarıyor ve sofra kurulana kadar bir köşede frekanslarını karıştırarak bulduğum güzel şarkıları dinliyordum.” Radyosuuyla dostluk kuran çocuğun masum duyguları daha güzel anlatılamazdı. Çocukluğumda radyo tiyatrolarını severek takip eden biri olarak bu satırları okurken kahramanımızla sıkı bir bağ kurdum ve onunla beraber bir gözlük
Edebiyat

ÖZAY ERDEM

, 1000Kitap'a katıldı.