“İnsan yapay bir yaratım değil, yasayla gelişen bir varlıktır. Sebep-sonuç ilişkisi görünür ve maddi şeylerin dünyasında olduğu gibi düşüncenin saklı aleminde de mutlak ve değişmezdir. Asil ve ilahi bir karakter lütfedildiğinden ya da şans eseri ortaya çıkmaz; sürekli doğru düşünmeye çabalamanın doğal bir sonucu, uzun süredir tanrısal düşüncelerle beslenen bir birlikteliğin eseridir. “
Elinizdeki eser, Muhyiddin lbn Arabi'nin Risaletu’l-Fütûhâti’l-mekkiyeti fi ma’rifeti’l-esrârı’l-malikiyyeti ve’l-mülkiyyeti (Malik ve mülk sırlarının
bilinmesine dair Mekke’deki manevi fetihler kitabı) adlı 560 bölümlük eserin 178. bölümünün çevirisidir. Bu bölümün adı, Fî ma'rifeti makâmı'l-malıabbeti (Sevgi makamının bilinmesine dair)’dir ve adı geçen eserin dört ciltlik Beyrut baskısının 2. cildinde 320-362 sayfaları arasında yer almakladır. Aynı bölüm, Maurice Gloton tarafından Traite de
I’amour (Albin Michel, Paris, 1986) adıyla Fransızca’ya da çevrilmiştir.
İBN ARABİ
1165 yılında bugünkü İspanya’nın Murcia (Mürsiye)
kentinde dünyaya gelmiş en büyük İslâm sufilerinden
biridir. Din hakikatinin yorumlanmasını bir İnsan-ı Kâmil
düzeyinde anlayıp eserlerinde bu şekilde anlatan, yüksek bilgilere mazhar olmuş büyük bir velidir. Varlığın Birliği perspektifinden bakışla Tanrı, Varlık, İnsan üzerine metafizik açıklamalar getiren İbn Arabi’nin bu sahaya ilişkin yüzü geçkin eseri vardır.