"Hiçbir şeyden kuşku duymadan, yaşadıkları hayatın varlığından habersiz, dünyayı kendilerine olağan bularak uslu ve memnun, huzurla yaşıyorlar! Ölüm korkusuyla hepsini dize getireceğim! Kendilerini öğrenecekler; kendilerinden korkmayı ve tiksinmeyi öğrenecekler! Sen hiç hakkıyla kendinden nefret edebilen bir Müslüman gördün mü, kendinden tiksinebilen bir Doğulu tanıdın mı hiç? Kendilerinden hiçbir şey beklemezler ki, kendilerini sürüden ayırmayı bilmezler ki; yalnızca ne olduğunu bilmedikleri bir akışa boyun eğerler ve başka türlüsünü isteyeni de sapık ya da deli sanırlar! Onlara yalnızlıktan değil, ölümden korkmayı öğreteceğim Fatma. O zaman yalnız kalmaya dayanabilecekler, o zaman yalnızlığın derin acılarını kalabalığın budala huzuruna tercih edecekler! O zaman, kendilerini dünyanın merkezine yerleştirmeleri gerektiğini görecekler! Bütün hayatları boyunca aynı insan olmaktan artık gurur değil, utanç duyacaklar o zaman; kendilerini sorguya çekecekler; hem de Allah'a değil de, gene kendilerine dayanarak sorguya çekecekler kendilerini! Bütün bunlar olacak Fatma, binlerce yıllık o mutlu ve huzurlu budala rüyadan uyandıracağım onları! Yüreklerine ölüm korkusunun boğucu, çıldırtıcı dehşetini salacağım! Bunu mutlaka yapacağım, gerekirse kafalarına sopa vura vura yapacağım, yemin ederim!"