Hilal Hoşgör

Hiç!
Puan vermedi·160 syf.··
2024 103. kitabı
“Hiç için metinler” Samuel Beckett’ın uzun ve kısa öykülerinin yer aldığı kitabı. “Hiç”e dair bir şeyler okumak çok zorluyor zihninizi. Birilerinin yaşamak ya da ölmek için hiçbir şey yapmadan sadece varolmaya çalışmasını tahayyül etmek alışmadığımız bir durum. Sonuçta bizim alıştığımız düzende bir köşede soluklanmaya bile izin yok, sen duruyorum desen hayat kolundan tutup içine çekiyor. Bizim hayat dediğimiz şey bir sürüklenme durumuyken Beckett öykülerinde hiçbir şey yapmayanları anlatıyor. Biz mi doğru yoldayız yoksa hiçbir şey yapmayanlar mı doğrusunu yapıyor siz karar verin. “Kendisi olmaktan çıkmak kendini bilmekten de acı vericidir. Bunun nedeni, İnsanın kendinde olduğunda kişiliğinden bir şeyler eksiltebilmek için ne yapması gerektiğini bilmesi, kendini kaybettiğindeyse artık herhangi bir insan olup çıktığından kişiliğini gizleme olanağının kalmamasıdır.”
1000Kitap
Hiç İçin MetinlerSamuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2016702 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yenmemiz Gereken Düşman = Zayıf İrademiz
Puan vermedi·200 syf.··
2024 22. kitabı
Ülkemin güzel insanları merhaba, Bol bol altını çizdiğim bu kitap gerçekten çok motive edici. Benim gibi fikirlerini hayata geçirmekte zorlanan ve harekete geçmekten korkan biriysen sana da iyi gelecek Üzerimizdeki şu ölü toprağı atmanın vaktidir dostlar. Bir fikrin ya da hissin, güç kazanıp zihinlerimizde yer etmesi için devamlılık ve tekrarlanma koşullarına ihtiyaç duyduğumuz vurgulanıyor. Tüm çabamız tek bir sonuca odaklanmalı ki başarılı olabilelim. Bir fikrin demlenmesi, zihnimizde beslenmesi ve bizi harekete geçirecek noktaya gelmesi elbette zaman alıyor. Yazar Jules Payot, Goethe’nin Faust’u yazma fikrini tam otuz yıl aklında tuttuğunu hatırlatıyor Fikirlerimizi bir hedef haline getirmek, fikre düzenli ve özenli ilgi göstermek zorundayız. Zihnimizde ona yer vermeli, sık sık hatırlamalı ve ondan vazgeçmemeliyiz. Ancak böyle bir irade ve istikrar ile sabır gösterdiğimizde fikrimizin meyvesini yiyebiliriz. Zayıf irade, yenmemiz gereken bir düşman. Tutkularımız doğaları gereğince geçici olma eğilimi gösterir. Pek çok fikir ve yapmak istediklerimiz geçici bir heves gibi kaybolup gider. Güçlü bir irade ve tembellikten silkelenmiş bir zihin ile yapamayacağımız şey yok. Bu hayattan gerçekten ne istiyoruz? Günü kurtarmak mı, yapmak istediklerimize odaklanmak mı? Bazı şeyler abra kadabra ile şak diye olmuyor "Özgürlüğümüzü elde edebilmek için ihtiyacımız olan tek şey, gerçekleştirmesi imkansız olmayan bir hayat planı yapabilen bir hayal gücüdür." Yazar Payot 1900'lerin başında yazdığı bu kitap ile bizleri özgürlüğümüzü kazanma ve hayal ettiğimiz hayata ulaştırma yolunda bize rehber oluyor.
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
Koşmaya Başlamak İçin Güzel Bir Gün...
10/10
·538 syf.··
2024 2. kitabı
Bitirdiğimde öyle bir aydınlanma yaşamıştım ki keşke daha önce okusaymışım, demiştim. Ama bazı kitaplar da böyledir işte, okunması için zamanının gelmesi gerekir. Öyle tek seferde de bitecek bir kitap değil, başucuna koymalık, ara ara tekrar okumalık cinsten. Tüm kadınlara ve öyle hissedenlere tavsiyemdir. İçten içe bildiğimiz, göz ardı ettiğimiz, bastırdığımız ne varsa ufak bir yüzleşme yaşatacağını garanti ediyorum. İçgüdü deyip geçmeyecekmişiz, meğer ne kadar kıymetliymiş. Kitabın yazarı Clarissa Estes’in çocukluğundan itibaren duyduğu, sonradan da araştırmaları sonucu toparladığı birbirinden farklı zamanlara ait 18 mit, masal ve öyküyü bizlerle buluşturuyor ve her biri için çok detaylı incelemelerde bulunuyor. Bu incelemelerinde de kadının doğasından yavaş yavaş uzaklaştırıldığı, hepimizin içerisine belki de hapsettiğimiz ‘Vahşi Kadın Arketipine’ ulaşmamız gerektiği sonucu çıkıyor. Vahşi Kadın Arketipine en uyumlu hayvanın da çok keskin duyuları sebebiyle Kurt olduğunu düşünüyor. Kitabın ismi bu yüzden “Kurtlarla Koşan Kadınlar” Estes’e göre bir kadının psişedeki vahşi güçle ilişkisinin koptuğuna dair duygu tonlu belirtilerden bazıları şöyle: “Kendini güçsüz, sürekli kuşku içinde, sarsak, tıkanmış, bir işin sonunu getiremez, yaratıcı hayatını başkalarına teslim eden, eş, iş ya da arkadaş seçiminde hayatın altını oyan tercihler yapan, kendini aşırı koruyucu, uyuşuk, belirsiz, mütereddit, kişiliğine uygun adımlar atamayan ya da sınırlar koyamayan biri olarak hissetmek” bu özet bir kesit bu arada. Kısacası hayatımızı doğru yaşamanın neredesinde takılı kaldıysa bizi sırtımızdan kaldığımız yerden devam edebilmemiz için nazikçe ittiriyor. Sevgili kız kardeşlerim, gaz vermek için söylemiyorum, potansiyelinizi hafife almayın. Ruha, öze dönmek için geç değil. Kitaptaki
Edebiyat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma