Virginia Woolf’un feminizminin bir nedeni de, The Three Guineas ’te belirttiği gibi, savaşları kadınların değil, erkeklerin yaptığı düşüncesidir: Savaş, bir erkek uğraşıdır; erkeklerin kafa yapısının bir ürünüdür; erkeklerin mesleğidir. Erkekler, kadınları kültürel yaşamdan, toplumsal yaşamdan dışlayarak, kendi egemenliklerini kurmuşlardır. Onların iktidarı tekellerine almaları, önce faşizme, sonra da faşizmin doğal sonucu olan savaşa meydan vermiştir. A Room of One’s Own’ da (Kendine Ait bir Oda) kadınların –ister İngiliz, ister Fransız, ister Alman olsunlar– bombaların ışığında, onları yöneten erkeklerin yüzlerindeki çirkinliği ve aptallığı görünce şok geçirdiklerini söyler. Virginia Woolf, belki bu yüzden, erkeklerin egemen oldukları bir toplum tarafından onurlandırılmaya katlanamaz. Liverpool Üniversitesi’nin de, Manchester Üniversitesi’nin de ona vermek istedikleri fahri doktorayı, “It is an utterly corrupt society... And I will take nothing that it can give” (Bu, tümüyle kokuşmuş bir toplumdur... Bana verebileceği hiçbir şeyi almayacağım) diyerek reddeder.