“Benim sosyalizm ve komünizm imgem, hiçbir zaman gücü ellerinde tutan ve yöneten sınıflardan beslenemez. Her zaman en alt tabakalarda yaşayan, yoksulluk ve acı çeken kitlelerden beslenebilir.” (Peter Weiss)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yazar, kanımca ne yayınevi ne de iletişim araçları için yazar. Yazmak zorunda olduğu için yazar. Yazar, bulunduğu toplumun, yaşadığı çağın akımları ve iletişim araçları içinde, onlar yönünde davranan kişi değil, aksine bütün bu kuruluşlara yeni yollar arayan, akıntıya karşı yol alan yalnız insandır.
“Türkiye’nin ithal edecek en önemli ürünü edebiyattır.” Yanılmıyorsam değerli dostum Aziz Nesin söylemişti bu sözü. Cumhuriyet döneminden daha eski dönemlere dayanan, bir yazgıdır ki, Türk yazarı her zaman düşünce özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü yazıda yansıtma özgürlüğünü, halkını çağdaş bir kültüre ulaştırmayı amaç bilmiş, hapis yatmış, uykusundan feragat etmiş, yazı yazmış, bu uğurda verilen meydan çatışmalarında yaşamını yitirmiş onurlu yazarlardan oluşur.
Yaşam ve varoluş, birbirinden kesinlikle ayrılan iki olgudur. İnsan kendi deliliği üzerinde ısrar etmelidir. Çünkü yaşam, ancak henüz erişilmemiş, henüz denenmemişse varabilmek için sınırların zorlanmasıyla sanata varma çabasında “varoluş”a dönüşür.