"Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş olmuştu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördüm ki kitaplara rağmen çok ızdırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı İkmal edeceksin. "
"Hayatımın sonuna kadar bu arabayla aynı çatı altında yaşamak isterim." dedim.
Bunu gülümseyerek söylemiştim, ama Çetin Efendi isteğimin içtenliğini anladı, başkaları gibi "Aman Kemal bey, ölenle ölünmez." demedi. Deseydi, ona Masumiyet Müzesi'nin ölenle yaşamak için yapılmış bir yer olduğunu söyleyecektim.
"Aslında kimse, onu yaşarken hayatının en mutlu anını yaşadığını bilmez. Bazı insanlar kimi coşkulu anlarında hayatlarını o altın ânını 'şimdi' yaşadıklarını içtenlikle (ve sık sık) düşünebilir ya da söyleyebilirler belki, ama gene de ruhlarının bir yanıyla bu andan daha güzelini, daha da mutlu olanını ileride yaşayacaklarına inanırlar. Çünkü özellikle gençliğinde, ki hiç kimse bundan sonra her şeyin daha kötü olacağını düşünerek hayatını sürdürmeyeceği gibi, insan eğer hayatının en mutlu anını yaşadığını hayal edebilecek kadar mutluysa, geleceğinde güzel olacağını düşünecek kadar iyimser olur. "