Basitlik sözcüğünün tehlikeli bir niteliği var. Ve ben bu gece
yaşamın belirli bir saydamlığı karşısında artık hiçbir şeyin
önemi kalmadığı için ölmek istenebilmesini anlıyorum.
Yoksullukta bir yalnızlık vardır, ama
her nesneye değerini veren bir yalnızlık. Zenginliğin
belirli bir noktasında, gökyüzü de, yıldızlarla dolu gece de
doğal varlıklar gibi görünür. Ama basamakların dibinde,
gök tüm anlamını yeniden kazanır: paha biçilmez bir
Tanrı armağanı. Yaz geceleri, içlerinde yıldızlar hışırdayan
gizlemler!
Birdenbire anlar ki yarın da böyle olacaktır, öbür gün de,
tüm öteki günler de. Ve bu çaresiz buluş ezer onu. İşte
böyle düşünce öldürür insanı. Bunlara katlanamadığı için
öldürür insan kendini ya da, gençse, tümceler kurar.
“Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur.” Kolay mı boğulmak? Boğulmak herkesin üstesinden gelebileceği bir şey değildir. Herkesin sadece bir kez boğulma hakkı vardır. Ya ben; boğul babam boğul, sonra yine de yaşamakta devam eder bul kendini.