Bu benim dosdoğru yolumdur. Ayet
↘️Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Ahzab Suresi 59. ayeti inince Ensarın kadınları örtüden başlarının üzerinde sanki kargalar varmış gibi dışarı çıktılar. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle; (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) cilbablarını üstlerine alsınlar! Onların tanınmamaları ve incitilmemesi için daha elverişli olan budur. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” Ebu Davud 4101 ↘️Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’nın azatlısı es-Saib şöyle dedi: “Hıms ehlinden bazı kadınlar Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdiler. Onlara: −Sizler kimlerdensiniz? diye sordu. Kadınlar da: −Bizler, Hıms ehlindeniz, dediler. Bunun üzerine Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu: −“Herhangi bir kadın evinin dışında elbisesini çıkarırsa, Allah ondan ar perdesini yırtar!” Ahmed bin Hanbel Müsned 6/301, Ebu Ya’la 7031, Hâkim 4/289 ↘️Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun; (başka) yollara sapmayın; sonra onlar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte günahtan korunmanız için Allah bunları size emretti. Enam 153 . ↘️İnanan erkeklere söyle: Bakışlarında ölçülü olsun, kadınlara gözlerini dikip bakmasınlar. Eşlerinin namusunu korudukları gibi, kendi iffet ve namuslarını da aynen öyle korusunlar. Bu, onlar için en temiz ve erdemli davranış şeklidir. Unutmasınlar kiAllah, yaptıkları her şeyden haberdardır.Nur 30. Ayet meali ↘️ İnanan kadınlara da söyle: Onlar da bakışlarında ölçülü olsun, bakılması uygun olmayan yerlere bakmaktansakınsınlar. Her türlü ahlâksızlıktan, çirkin davranıştan uzak durarak, iffet ve namuslarını korusunlar. Toplum içine çıkarlarken, beşerî münâsebetlerin gereği olarak ve İslâm toplumundaki örf ve
Alıntı

Agırî

@Jsjhs
·
Allah'ın kanunlarını nefislerince yorumlayanlara reddiye
Sözün Ümmü Seleme ye ait olduğuna dair henüz hadis kaynaklarına bakıp Teyit etmiş değilim. Yalnız İslam dininden bilgi paylaşan bir kanalda görüp paylaşmak istedim. Ayrıca bu sözler doğru bir hadis olduğu tespit edilse ne değişecek sizin için inanacak mısınız? Benden sözün önemine dair kaynak istediğinize göre sözün doğruluğu tespit edilse kabul edecek misnz? Yoksa heva ve heveslerinize uymayacak diye inkar mi edeceksiniz. Diyelim ki bu söz ona ait değil ama mana bakımından müslümanlara ait İslam'a uygun sözlerdir. Kadın elbisesi bedeni üzerinde ifadesi kullanıyorsunuz bunca sözü tesettürsüz İslam'ın emirlerini yerine getirmenin yanlış olduğunu dile getirmek için kullanmışsiniz o kadar yazmışsiniz sonuç? Bu yazının sonucu ben özgürüm tesettüre de girmem Allah'ın kanunlarını da yerine getirmem demektir. Tesettür edep güzel ahlak Sadec kadınlar için değildir İslam erkeklere karısı kızı annesi halası teyzesi kardeşi yani akrabası 1. derece olup evlenmesi ebediyen haram olanlar hariç diğer bayanlara bakmasını da yasaklıyor. Peygamberimiz sav. Birinci bakış lehine ikinci bakış istekle olduğu için 2. Bakış aleyhine olur deyip sahabeyi uyarıyor men ediyor. Bugünün müslümanları cahil ve takvasiz ve ibadetsiz olduğu için istediği gibi kadınlara bakıyorlar bu edepsizliktir haramdır. Gönlün zihnin şehvetle kirlenmesi önce bakışla bakar. Bakan da sorumlu olduğu gibi suç ortaklığından sebeble baktiranda sorumludur onlara bakmalarına yardımcı olmaları sebebiyle. En iğrenç ifadesini özneldir size aittir mantığa uymaz bu ifade. Mekanizma ne alaka konumuz Edep ahlâk tesettür giyim vb. Elbette toplum ataerkil olacak ama Allah'ın koyduğu kanunlara göre olacak kendi isteklerine göre değil. Biz erkekleri ilk insandan beri kadınları koruyucu bakıcı olarak görevlendirmiş yaratıcı. Ama
Din
"Bu benim dosdoğru yolumdur. "
↘️Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Ahzab Suresi 59. ayeti inince Ensarın kadınları örtüden başlarının üzerinde sanki kargalar varmış gibi dışarı çıktılar. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle; (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) cilbablarını üstlerine alsınlar! Onların tanınmamaları ve incitilmemesi için daha elverişli olan budur. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” Ebu Davud 4101 ↘️Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’nın azatlısı es-Saib şöyle dedi: “Hıms ehlinden bazı kadınlar Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdiler. Onlara: −Sizler kimlerdensiniz? diye sordu. Kadınlar da: −Bizler, Hıms ehlindeniz, dediler. Bunun üzerine Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu: −“Herhangi bir kadın evinin dışında elbisesini çıkarırsa, Allah ondan ar perdesini yırtar!” Ahmed bin Hanbel Müsned 6/301, Ebu Ya’la 7031, Hâkim 4/289 ↘️Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun; (başka) yollara sapmayın; sonra onlar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte günahtan korunmanız için Allah bunları size emretti. Enam 153 . ↘️İnanan erkeklere söyle: Bakışlarında ölçülü olsun, kadınlara gözlerini dikip bakmasınlar. Eşlerinin namusunu korudukları gibi, kendi iffet ve namuslarını da aynen öyle korusunlar. Bu, onlar için en temiz ve erdemli davranış şeklidir. Unutmasınlar kiAllah, yaptıkları her şeyden haberdardır.Nur 30. Ayet meali ↘️ İnanan kadınlara da söyle: Onlar da bakışlarında ölçülü olsun, bakılması uygun olmayan yerlere bakmaktansakınsınlar. Her türlü ahlâksızlıktan, çirkin davranıştan uzak durarak, iffet ve namuslarını korusunlar. Toplum içine çıkarlarken, beşerî münâsebetlerin gereği olarak ve İslâm toplumundaki örf ve
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
HASAN EL BENNA, İHVAN-I MÜSLİMİN VE HAMAS
Şehid Hasan El Benna'ın (rh) hayatından ziyade davasını, kurduğu ve öncü olduğu cemiyetleri anlatmak isterim. İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler), hilafetin ilgasından sonra başsız kalan Müslümanları tekrardan toplamak, hilafet müessesesini tekrardan tesis etmek, işgal altındaki İslam topraklarını özgürlüğüne kavuşturmak için 1928 yılında Hasan El Benna (rh) tarafından kurulmuştur. Entelektüel ve imani gelişim, silahlı ve siyasi mücadelenin hepsinin bir arada olması gerektiğini savunan birleştirici bir vizyonla ortaya çıkmıştır. Hasan El Benna (rh), İhvan'ı Muslimin'i "Selefi bir dava, ehli sünnetin yolu, tasavvufi bir hareket, siyasi bir oluşum, sportif bir faliyet, ilmi ve kültürel yönü olan kuruluş, iktisadi bir şirket ve toplumsal bir teşkilat" sözleriyle tanımlamıştır. Filistin özelinde İhvan'nın mensubu olan Şeyh Ahmed Yasin ve Dr. Abdülaziz er-Rantisi başta, El-Mucemma El-İslami'yi daha sonra ise HAMAS'ı, ihvan'ın Filistin kolu olarak kurmuşlardır. HAMAS, 18 Ağustos 1988'te felsefesini ve ideolojisini açıkladığı bir bildiri yayınlamıştır. Bu belge HAMAS'ın bir nevi siyasi programı niteliği taşımaktadır. Bu bildiride şöyle denmektedir: "HAMAS, hareketi Filistin İhvan-ı Müslimin'in ve onunda bağlı bulunduğu ana örgütün bir koludur...HAMAS hareketi Filistinli ve seçkin bir harekettir." Günümüze kadar bu misyonla gelen HAMAS, işbirlikçi Arap liderlerinin İhvan'ı ter*r örgütü listelerine koymalarıyla beraber siyasi bir gereklilik olarak İhvan'dan ayrıldığını duyurmuşsada organik bağını hiç koparmamıştır. Yönetim kadroları günümüzde de İhvan'a bağlıdır. İhvan'ı Muslimin, yalnızca Mısır ve Filistin ile sınırlı kalmamıştır zira en köklü ve en büyük sünni cemaat olarak Kuveyt, Katar, Suriye ve ABD'de İhvan-ı Müslimin ismiyle faaliyet gösterirken, Libya'da Adalet ve
Birkaç gün önce televizyonda gece denk geldi, dinledim gözyaşlarıyla... Yazan duyguları o kadar hissettirerek ifâde etmişki bir uygarlığın yıkılışını... Kahroldum... Önce biraz bilgi, ardında da metin... 604/1207 yılında dünyaya gelen er-Rundî, ışığın teker teker Endülüs şehirlerinden ayrıldığına şahit olur. Bu duruma dayanamayıp o yürek yakan meşhur Endülüs Mersiyesi şiirini yazar. Kafiyesi “nûn” olduğu için bu kasideye Nûniyetu Ebi’l-Bekâer-Rundî adı da verilir. Bu şiir artık her Müslüman’ın dilindeki ağıtı olur. Mersiye o kadar gerçektir ki hiçbir zaman önemini ve değerini kaybetmez. Her okunduğunda ilk defa okunuyor gibi yeni anlamlar algılanır ve taze duygular yaşanır(Mekkî, 1987: 312). Öyle oldu ki nerede ne zaman Müslümanların başına bu türden bir felaket geldiğinde bu mersiye dillerde dolaşır oldu. Mersiye, sadece Arapçada kalmayıp Müslüman halkların farklı dillerine çevrilerek onların da duygularının tercümanı olur. Bu mersiye Türkçe’ye ilk olarak şair Filibelizade Mehmet Nizameddin tarafından aktarılmıştır(Konrapa, 1964: 165 vd.; Ayvazoğlu, 1996: 85). Oryantalist araştırmacılar tarafından da beğenilen ve hakkında geniş araştırmalar yapılan mersiye, M. Grangaret tarafından Fransızca’ya, (Paris, 1878) A. F. Grafvon Schack tarafından Almanca’ya, (Berlin, 1865) Juan Valera tarafından İspanyolca’ya, (Madrid, 1867-1871) ve A. R. Nykl tarafından da İngilizce’ye (Baltimore, 1946) çevrilmiştir (Toprak, 1990: 197). Aruzun el-Besît vezniyle yazılan kasidenin tamamı kendi çevirimizle şöyledir: Endülüse Ağıt; Mersiyenin Tam Metni 1-Her şey tamamlandığında eksilir. Öyleyse insan hayatın güzelliğine aldanmasın. 2-İşler gördüğün gibi dönüşümlüdür. Bir zaman her kimi sevindirirse birçok zaman da onu üzer. 3-Dünya baki değil kimseye. Şanlı