"...belkide sevdim isteyerek Sabahtı O yoktu ben yıkılıp gitmiştim bir daha ne zaman nerede ne olacağımızı ikimizde bilmiyorduk.Belki yeni başlayacaktık belki hiç başlamayacaktık belki de başlayıp bitirmiştik Belkide Belki de."
BENVOLIO
_Âşık mısın ?
ROMEO
_Oldum...
BENVOLIO
_Aşktan mı?
ROMEO
_Sevdiğimin lütfundan oldum.
BENVOLIO
_Ah, görünüşte öyle nazik olan aşk
nasıl da zalim ve hoyrat oluyor denenince!
ROMEO
_Ah bu aşk, gözleri bağlıyken bile
nasıl görür gönlümüze giden yollan!
Yemeği nerde yiyelim? Hay Allah Kavga mı oldu burda?
Hayır, anlatma, duydum hepsini.
Nefretten neler doğuyor, ama daha çoktur sevgiden doğan.
Ey kavgacı sevgi! Ey sevilen nefret!
Ey hiçten yaratılan şeyler!
Ey ağır hafiflik! Ciddî hoppalık!
Güzel şekillerin biçimsiz kargaşası!
Kurşun tüy, parlak duman, soğuk ateş, hasta sağlık!
Hep uyanık uyku! Ey kendisi olmayan!
Duyarım bu sevgiyi, ama zevk almam ondan.
Gülmüyor musun?
" Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
Farkına bile varmadan?
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
Ayıpsız,
Aşikare,
Yağmur misali?
Neylersin alışkanlık
İçin kan ağlarken yüzün güler
Dikilitaş gibi dinlersin yine.
Yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
Anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?"