Suflörün Taktikleri
10/10
·464 syf.··
2026 9. kitabı
Ağır spoiler Okuma İlk kitapta suflör ne yapabilir insanların içinde ki kötülüğü ortaya çıkarıp ölüm makinelerine çevirir bunu görüyoruz daha karanlık ve tempo yüksek bir eser, bu kitapta işe suflör insanları değil iyi amaçla kurulmuş bir sistemi nasıl kotucul hale getiriyor bunu görüyoruz. insanları yok edip yeni hayata başlatan bir sistemi nasıl kotucul bir hale getiriyor, bunu nasıl başarıyor görülüyor daha çok felsefi ve psikolojik bir eser. Kayıp olanlar kendi istekleri ile yeni hayata ulaşıyor suflör işe bu sistemi görüp kayıp olmayı yeni hayatı secenleri bulup ölüm makineleri haline getiriyor. Yorumlarda bazıları Gerekli kötülük ve kötülük hipotezini karıştırmış ya da kendince yorumlamış. Gerekli kötülük: iyi amaç için düşük kötülük getirmedir. Ameliyat oluruz etimiz kesilir bu kötüdür Ama hastalık yok olur bu çok iyidir. Sonuç olarak bu kötülük yapılmalı ki daha büyük iyilik elde edilmeli. İnsanları ortadan yok edip yeni bir başlangıç yapmalarını sağlayan sistem, insanlar yok oluyor yeni bir hayata fanteziye kavuşuyorlar bu onlar için iyi ama çevreleri içi kötü insanlar üzülüyor haber alamıyor. Kötülük Hipotezi: Kötülük insanın tabiatında vardır uygun ortam bulduğu her yerde ortaya çıkar. Onu ötekileştirmek kendini kandırmaktır. İnsanların ortadan kaybolduğu yeni hır başlangıç yaptığı harika sistemi Albert keşfedip kaybolanları Gerçek hayata döndürüp Cinayet makinesi haline getiriyor. Harika bir sistemi bozuyor. Aç kalırsam ölürüm, uçağım alp dağlarına düştü yiyecek yok herkes hayatta, yiyecek olarak zayıflar seçilir öldürülür. Ugun ortamda kötülük hipotezi ortaya çıkar. Normal şartlar da psikolojik rahatsızlığı olmayan birisi yamyamlık yapmaz. Kafası karışan anlamayan olursa yardımcı olabilirim.
Kötülük HipoteziDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2021116 okunma
9/10
·416 syf.··
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:24
Selamlarrrr Benim dark romance aşığı olduğumu bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Duyurulduğu günden beri heyecanla bu bebeğin çıkmasını bekledim ve öyle tatlıydı ki bayılarak okudum. Şimdiye kadar okuduğum tüm mafyalar içerisinde en ponçik mafyasını okudum diyebilirim. Evet evet Matteo Rossi' den bahsediyorum. New York'un Don'u, acımasız, güçlü, bulunduğu yere kendi tırnaklarıyla ve zekasıyla gelmiş bir adam. Bölgesini daha da güçlendirmek için Rus mafyasıyla bir ittifak yapar ve Bratva Pakhan'ının büyük kızıyla anlaşmalı bir evlilik yapmaya karar verir. Ama bu gerçek bir evlilik olmayacaktır zira sadece anlaşma için böyle bir adım atar. Ta ki nikah zamanı ve öncesinde fotoğraf da gelini Sofiya' yı görüp etkilenene kadar.. (aralarındaki çekim 100 metre öteden ben burdayım diyor ) Ama Matteo' nun bilmediği şey Sofiya'nın bedensel bir yürüme engelinin olmasıdır. Ama o bunu hiç sorun etmeyip evlenir. Özellikle evlerine geçtikleri süreçte Sofiya'nın kırılganlığı beni mahvetti. Babasından gördüğü zulümlerin koca evinde de devam edeceğini umarken masalsı denebilecek bir aşka imza atar. Matteo öyle güzel seviyor ki resmen herkese hır Sofiya' ya mır cinsinden. Kitapta tek bir yerde güven sorunu yaşandı ve her iki karakterimiz de zorlu bir süreçle sınandı. Sofiya'ya ne kadar üzüldüysem Matteo'ya o kadar sinirlendim. Güç olsa da yazar bizi bir mutlu sona ulaşılmıştırmıştı. Kitabın herşeyini sevsem de ben de yeri ayrı olan biri var; Leona.. Leona' nın umarım kendi kurgusu vardır. Zira ben güçlü kadın aşığıyım ve o infazcı kadını okumayı deli gibi istiyorum. İçerisinde smut, bdsm (hafif) sahneler bulunduruyor. Yetişkin içerik ibaresi koyalım bu yüzden. Ama inanılmaz tatlış bir çift var kitabımız da çok severek okudum ne yalan söyleyeyim. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli
Benim HazinemEmilia Rossi · Pukka Yayınları · 202685 okunma
Reklam
2/10
·280 syf.··
2026 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 15:16
Yazardan okuduğum ilk kitap ama muhtemel son kitap olacak. Okurken öyle zorlandım ki. Metinden çok dipnot var desem çok mu abartmış olurum ki? Onları okuyacağım diye olaylardan öyle koptum ki. Okumasam bu sefer de aklım kalıyor veya metni net anlamıyorum. Eski kelimeler çok. Özellikle de eski argo kelime çok. On iki kabadayı hikâyesini okuyacağım derken ben böyle şamata, hır gür, sokak ağzı falan beklemiştim. Dönem kitapları okumayı severim ama ne yazık ki bunu sevmedim. Yazarın anlatımı aşırı dağınık. Olaya kendinizi veremiyorsunuz bir türlü. Her şey kopuk kopuk gidiyor.
OnikilerSermet Muhtar Alus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025115 okunma
Gun olur Asra Bedel
Puan vermedi·416 syf.··
2026 22. kitabı
Bazı gunler vardır ki asra bedel geçer. Kitabımız da demiryolu aglarinda yillarc çalışmış sevdigi kıymetli dostunu komsunu toprağa gömmek için Rus zulmunden baskısından mecalim kalmış gizel hir insani anlatıyor. Kitapta Rus ve Abdli kozmonotlarin baska gezegenlerde sinyal bulup oraya yerleşmeleri anlatan ilginç bir bölüm de var. Neden olmasın dedim. Biz insanlar kötüyüz dunyayi da mahvettik. Yine harika bir eser bırakmış Aytmatov . Üslubuna bayıldım.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 10:45
Üç evlilik; Bir kadın iki koca Anna Karanina Aleksey Aleksandrovic Karanin Kont Vronskiy Doli/Stephen Arkadyic Levin /Kiti Hangisi ideal bilemem. Her çift yolu birlikte sekillendirir. Aşk, sevgi, mutluluk, ikili ilişkilerde tarafların birbirine karşı tutum ve davranışları, tutku , sosyal statü, konfor alanı, ekonomik güç, el alem ne der, din ne der, ben ne kazanırım ne kaybederim, çocuklar ne olacak ...... Duygularına yenik düşen insanın kendi yarattığı çıkmazda boğulması .... İnsanı insan yapan duygular elbet ama duygular ele geçirince benligimizi ve akıl terk edince ya da tersi, duygulardan arınmış akılla yol alırken.... iki türlüde cehennem oluyor hayat. Duygularımızın esiri olmadan yaşamın tadını çıkarırken benciliğe kapılmadan ve kimseye zarar vermeden yaşayabilmek... becerebilsek ne güzel olur. Tüm kahramanların haklı ya da haksız olduğu haller vardı. Bin küsür sayfalık roman yaşama dair pek çok sorgulama yaptırdı. Betimlemeler görsel zenginlik ve imgelem gücü geliştirirken karakterlerin her biri bir konuyu düşündürttü. Hem okudum hem dinledim çünkü isimler ve konular arasındaki bağı ancak yerleştirdim. Okumak zor değildi sadece akrabalık ilişkileri ve isimler zorladı. Nietzsche'nin şiirini anımsadım. ANLADIM… Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayati en önden Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
2026 163. kitabı
Temelde bir kadının hayatını, yaşlılık, kimlik ve pişmanlıklar üzerinden sorgulayan bir eser. Yaşlı bir kadın,onun orta yaşlılığı ve gençliği aynı andabirlikte yer alır. Gençlik hayalleri , orta yaşta yapılan seçimler ve geç olarak hissedilen pişmanlıklar. Biraz da İd,ego ve superego savaşını da görüyoruz. İkinci sahnede ise işler daha da gariplesir. Kadın hayatını bir yabancı gibi dışardan gözlemler ve 3 yaşı ,3 farklı benliğini en çıplak gözlerle izler.Yaşanan değişimlerin mizahi bir dille ele alındığı bu eserde, kadın eski hallerine dışarıdan bakarak bir olgunlaşma sürecini anlatır. Okurken en çok Can yucelin şiiri geldi aklıma. ''...20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz. Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum. 40 yaşımın karşısına da, ben geçtim. yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu. Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi. Yatıştırayım dedim. -Sen karışma moruk- dediler. Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı. Evin de içine ettiler. Bende kabahat. Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine…"
Three Tall WomenEdward Albee · Plume Publishing · 19953 okunma
Reklam
Reklam