hira

hira
@hiraeeth
lütfen tanrım; yarsın ışık katılaşmış ruhumu görünmez bir bıçak gibi, öldürsün geceyi.
ben sadece fazlasıyla ciddiye almıştım küçükken babamın bana birini üzdüğümde söylediği o sözü, "kendini karşındakinin yerine koy." ve ilk başlarda bunu o kadar çok yapmıştım ki, bir gün dönüş yolunu yani kendimi bulamadım ve beynimin bir parçası boşlukta uçuşan, hayata uzaktan bakan, sadece seyreden bir çift göze dönüştü. bütün duyguları bilen ama hiçbirini hissetmeyen biri oldu kayra.
Sayfa 271
Reklam
gülerken kendisi değil. öldürürken kayra değil. sadece, bunları yapan 75 kiloluk bir et yığını. bir beden. hepsi bu. kendisine uzaktan bakan bir zihin. ve bu yeteneğinin yok olmayacağını bildiğinden, kendisini büyüleyecek kadar mükemmelleşmiş bir hayatın, böylesi bir yeteneğe sahip olanların bile uzaktan bakamayacakları, davetkar bir dünyanın gelmeyeceğini bildiğinden zihnini öldürmeye karar veriyor...
Sayfa 271
dünyaya, tanrı'ya, aşka, paraya, ideallere, her şeye uzaktan bakabilme yeteneğine sahip olmasından ötürü hayatı da gerçek değil.
Sayfa 271
onu güldürmeye çalışan palyaçonun makyajının altındaki acıları fark edebildiğinden gülmeyen bir çocuğa benziyor... hayatın kulislerinde gezdiği için sahneden nefret eden biri gibi. uzaktan bakabilmek olup bitenlere onu yaşayan değil, var olan değil, gören ve iğrenen haline getiriyor. belli bir süre sonra iğrenmenin yerini duygusuzluk ve kayıtsızlık alıyor. dünya üzerinde oynanan gündelik hayat oyununun kurallarını, onlara uymayacak kadar iyi tanıyor. kadınları öperken gözlerini kapatmıyor. bir usturayla kolunun üzerine yazı yazarken acı duymuyor, çünkü o anlarda kendini başkasının vücudundaymış gibi seyretmekle meşgul oluyor. var olan her şeye uzaktan bakabildiği için hiçbirinin sihrine kapılamıyor. ve gözleri gördüğü için hayatın arkasını, dünyanın o kadar da iyi tasarlanmış bir yer olmadığını biliyor. ve uzaktan seyrettiği hayat ateşi onu ısıtmadığı için "zihnimi öldürürüm!" diyor. oysa uzaktan bakamayacağı herhangi biri ya da bir şey çıksa karşısına, hazır, ateşi nasırlaşmış, çıplak elleriyle tutmaya...
Sayfa 271
nedeni bir tane. her şeyin, içinde her gün büyüyen sonsuzluğun nedeni bir tane. o da yaşadığı hayata uzaktan bakabilme yeteneği. kişinin öncelikle kendine uzaktan bakmasıyla başlayan daha sonra bütün hayatına, dostlarına yayarak keskinleştirdiği uzaktan seyredebilme yeteneği. zaman içinde normal bir insanın yapması gerekenlere, bunları yaparken itaat etmesi gereken toplumsal, ahlaki ve yasal kurallara uzaktan bakabilme yeteneği.
Sayfa 270
Reklam