hira

hira
@hiraeeth
lütfen tanrım; yarsın ışık katılaşmış ruhumu görünmez bir bıçak gibi, öldürsün geceyi.
değişmeyi, iyi biri olmayı, hissetmeyi, sevmeyi. hepsini isterdim. ama istemenin yetmediğini çok erken anladım. hiçbir şeyin yetmediğini! dünyayla mesafeli bir dostluk kurmak zorunda kaldım. çünkü kuşkulandım bana verdiği hediyelerden. her şeyden! kendimi kaybettim. buldum.
Sayfa 267
Reklam
gerçek hayatta, somut olaylarla ilgili düşündüklerimden dolayı çatlıyordu kafatasım. zihnimin bir bölümünün indirmek istediği kepengi diğer bölümü bir süre daha aralık tutmak için çabalıyordu. ve iki bölümün çatışmasının bedelini de ben ödüyordum, başımdaki, uzun süre açık kalan spotların trafolarından gelen sürekli ve tekdüze gürültüye benzeyen sesle.
Sayfa 256
"ve ben şanslıyım." dedim kendime. çünkü ne gerçekleştirilebilecek şeyleri hayal ettim, ne de rüyasını gördüklerimi gerçekleştirmeye çalıştım. ben hayal etmek için hayal ettim. başka bir şey yapamayacağımı bildiğim için. hayat az çok bir yerlerden tanıdık geldiği için.
Sayfa 224
hiçbir zaman ümit etmedim. umutla tanışmadım. eğer mutsuzluk, istediğini bulamamaktan, hayalini gerçekleştirememekten kaynaklanıyorsa sıradanlaşır. sadece adı kalır. güler geçerim sınavlarında başarılı olamadıkları için ağlayan gençlere, sevdikleri terk ettiği için intihar eden kadınlara. kolay mı bu kadar tanımak mutsuzluğu hayatın karanlığında? en anlaşıldığı noktada başlar bilinmezleri hikayenin. kolay mı hayat, daha zengin olamadığı için bir adamın ağlayacağı kadar?
Sayfa 224
mutsuzluğun nedeni başarısızlıktan gelmemeliydi, hele hayal kırıklığı asla gözyaşlarının nedeni olmamalıydı... neden insanlar bir türlü anlayamıyorlar hayattan hiçbir şey beklememeleri gerektiğini, diye düşündüm. neden binlerce kitap, film, şarkı, şiir umudu tek hayat kaynağı olarak göstermiş, diye düşündüm... ve neden bu kadar içi boş bir duyguya, acımasızca cezalar yağdırabilecek bir arzuya hayran kalınır, diye düşündüm...
Sayfa 224