düşünüyorum da, kinyas'la yıllar süren yazışmalarımızın, yolculuklarımızın mantıklı bir açıklaması yok. hiçbir zaman, belki de baktığımız bir bardak suyu bile aynı görmedik. belki de sadece muhtaçtık birbirimize, hayatımızla oynayabilmek için. güçlü değildik yeterince ve ihtiyacımız vardı o iki ayrı sesin yaratacağı coşkuya, yaptığımız bütün kötülükleri duymazdan gelebilmemiz için. ama artık çok geç! çünkü geçmişte kendilerini, akla gelmeyenleri yapmaya adamış iki adam vardı. birbirlerinden sigara isteyen, güç isteyen. oysa bugün, iki canavar var, kendilerine dünyayı dar gören. değil aynı ipte durmak, aynı kıtaya bile sığmayacak kadar şişmiş iki beyin.
ve insanoğlunun bu hastalığı o kadar üzücü ki! sıradanlığını yaldızlı yalanlarla gizlemeye çalışması, iki boyutlu basit ruhunu üç boyutlu bir labirent gibi göstererek pazarlaması o kadar üzüyor ki beni...