Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 22:58
Currently being the only reader and the first reviewer of this book is thrilling! Alright, let's start. So, this book is literally a conspiracy theory itself.
Edebiyat
The Hidden SimulationSilas Orven · Independently Published · 20261 okunma
8/10
·254 syf.··
2026 55. kitabı
#arzununokudukları #okudumbitti #yorum @ya_petrikor2026 @nihllck.kitap
Limera Yayınları
Limera Yayınları
Sen bir akıl hastası değildin dedi doktor. Tam tersine... Fazla akıllı bir hastaydın. Hassasiyetin hastalık derecesindeydi. #alıntı Herkese merhabalar Yağmurun toprağa düştüğünde çıkan muazzam bir koku vardır ya. İşte petrikor o kokunun adı. Yeryüzü ile gökyüzünün ortak kokusu. Ne kadar anlamlı ne kadar güzel öyle değil mi? Hissettiğimiz yerlere kendi ismimizi verelim diye bu kitapta isimler yok. Suskunların bağlarını, yarım kalan cümlelerin bütünü oluşturduğu bir kitap bu. Sadece hislerin olduğu bu kitabı çok sevdim. Duyguların geçişlerini ve içimde hissettiklerim ile bağdaşmasını sevdim. Bazen olaylara gerek yoktur. Hisler herşeyi anlatır. Çok tanıdık gelen duygular ile insan kitaba bağlanıyor. İkilemler, gel Hitler, ruhta bir boşluk, rüzgarda savrulan yaprak misali Yine yeniden farklı kitap yorumlarında buluşuncaya kadar mutlu kalın kitaplarla kalın
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202656 okunma
9/10
·165 syf.··
2026 1. kitabı
Yazar bu kitapta Hitler ile generallerinin çelişkili lişkisini irdelemiş. Bunu yaparkende gayet hakkaniyetli davranmış hem Hitlerin hem de generallerin hakkını vermiştir. Sonda ise bahsi geçen generallere ayırdığı bir hitabe ile kitabı noktalar. Hitler ile generallerinin ilişkisini anlamak isteyen herkes icin harika bir kitap. Konuya yeni gireceklere iyi bir başlangıç kitabı olur.
Hitler'in GeneralleriRichard Humble · Kastaş Yayınları · 202135 okunma
9/10
·572 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 16:10
Glenn Meade tarafından yazılan Sakkara'nın Kumları (The Sands of Saqqara), İkinci Dünya Savaşı yıllarında Mısır'da geçen, tarihi gerçeklerle kurguyu harmanlayan sürükleyici bir casusluk ve aşk romanıdır. Savaşın Almanya'nın aleyhine dönmeye başladığı Kasım 1943'te, çaresiz kalan Hitler, savaşın seyrini değiştirecek cüretkar bir plan yapar. Müttefiklerin Avrupa çıkarmasını planlamak üzere Kahire'de bir araya gelecek olan ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Winston Churchill'e suikast düzenlenmesi hedeflenir. Bu zorlu görevi gerçekleştirmesi için Alman gizli servisi Abwehr'in en parlak ajanlarından biri olan Binbaşı Johann (Jack) Halder görevlendirilir. Ekibe, bölgeyi iyi bilen genç ve güzel Mısırbilimci Rachel Stern de dahil edilir. Olayların geçmişi 1939 yılındaki Sakkara'daki arkeolojik kazılara dayanır. Genç bir Amerikalı arkeolog olan Harry Weaver, Johann Halder ve Rachel Stern, savaş öncesi bu kazıda birlikte çalışmış ve aralarında derin bir dostluk ile karmaşık bir aşk üçgeni oluşmuştur. Savaşın patlak vermesiyle yolları ayrılan bu üçlü, yıllar sonra suikast planı ve onu engellemeye çalışan gizli servis operasyonları nedeniyle yeniden karşı karşıya gelir Suikast planını öğrenen Amerikan istihbaratı, duruma müdahale etmesi için Yarbay Harry Weaver'ı görevlendirir. Kitap, eski iki dost olan Harry ve Johann arasında Mısır çöllerinde zamanla yarışılan amansız bir kedi-fare oyununa ve kahramanların kişisel sadakat ile inançları arasında verdikleri zorlu mücadeleye odaklanır.
Sakkara'nın KumlarıGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2017964 okunma
Kızıl Kemâlizm
Puan vermedi·160 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 21:10
Çoğunlukla bilimsel bir temeli olmayan düşünceler silsilesi ile kaleme alınmış bu betik Solculuk ile Milliyetçiliği uzlaştırıp birleştirmeyi amaçlasa ve öyle sansa da buna erişememiş gibi görünmekte. En temel olarak "Millet tanımı" noktasında çok büyük bir hata yapıyor yazar. Türkiye'nin sınırları dışına çıkmayan ve bütün azınlıkları kapsayan bir tanım yapmaya kalksa da Turanî halklarla ilgiyi koparmıyor, hatta ileri gidip asılsız bir iddia olan "10 bin yıllık tarihi olan bir millet" şeklinde savunuyor Türklüğü. Hem Anadolu'nun antik halkları ile ırksal bağ kurup hem de diğer Turanî halklarla ilişki kuran yazar "biz Hitler gibi değiliz" diyerek kendini küçük düşürüyor. Dil, kültür ve vatan olarak birlik bulunmayan halklarla "ırk" dışında nasıl bir bağ kurulabilir? Daha da garibi ırkan Türk olmayan ama Türkiyeli olan kavimlerin Türkistândaki Türkî halklarla nasıl bir milletdaşlık ilişkisi olabilir. Baştan sona tutarsız bu "millet tanımı" Atatürk'ün adı da kullanılarak oturtulmaya çalışılıyor. Çünkü bu kadar tutarsız bir söylemi ancak bir siyâsî puta dayandırarak meşrulaştırabilirsiniz. Solculuk olarak ortaya koyduğu kavramların hepsini Kemâlizm zâten barındırdığına göre neden TÜRKSOLU adı altında yeniden toparlanma ve bunu millete anlatma ihtiyâcı duyduklarına da asla anlam veremedim. Zâten hazır olan bir sistemi birkaç farklı tefsirle aynı şekilde sunmanın mantığı pek olmasa gerek. Düz Sol-Kemâlizm, Sağ-Kemâlizm olarak ayrılsalar bütün sorunları çözecekler gibi ki aralarında pek de fark yok.
Tarih Boyunca Türkler Ve SolculukHüseyin Adıgüzel · İleri yayınları · 20093 okunma
8/10
·320 syf.·
2026 56. kitabı
Hannah Arendt “Kötülüğün Sıradanlığı” 1963’te yayımlanan Eichmann in Jerusalem: A Report on the Banality of Evil (Türkçede genellikle Kötülüğün Sıradanlığı alt başlığıyla biliniyor), Hannah
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022985 okunma