Vatikan için 1917 Bolşevik Devrimi, yeryüzündeki en büyük tehditti. Çünkü komünizm devlet ateizmini savunuyor, kiliseleri kapatıyor ve dinin toplumsal gücünü yok ediyordu. Reichskonkordat (1933): Hitler başa geçer geçmez Vatikan ile bir anlaşma imzaladı. Papalık, Katolik Kilisesi’nin Almanya'daki haklarını korumak karşılığında Nazi rejimini meşru olarak tanıyan ilk uluslararası güçlerden biri oldu. "Sessiz" Papa XII. Pius: Savaş boyunca tahtta oturan Papa XII. Pius, Nazilerin Avrupa'daki katliamlarına ve Yahudi soykırımına karşı ciddi bir ses çıkarmadığı için bugün bile tarihçiler tarafından ağır şekilde eleştirilir. Bunun en büyük sebebi, Papanın Nazileri, Avrupa’yı komünizm dalgasından koruyacak "Hristiyanlığın askeri kalkanı" olarak görmesidir. Vatikan için Hitler geçici bir delilik, ama Sovyetler kalıcı bir inançsızlık tehdidiydi. İngiltere ve Fransa’nın (özellikle Chamberlain dönemi İngiltere'sinin) İkinci Dünya Savaşı öncesindeki dış politikası tek bir kelimeyle özetlenir: Yatıştırma. Münih İhaneti (1938): İngiltere ve Fransa, Hitler’in Çekoslovakya’yı parça parça yutmasına izin verdi. Neden? Çünkü Hitler açıkça "Benim asıl hedefim doğu (Lebensraum - Hayat Sahası), yani Sovyet toprakları" diyordu. Batı kapitalizmi, Hitler'in önünü açarak onun namlusunu doğuya, Moskova'ya çevirmesini istedi. Hesap Şuydu: Nazi Almanya'sı ile Sovyet Rusya birbirine girecek, iki totaliter sistem birbirini cephede tüketecek, kapitalist Avrupa ise arkasına yaslanıp bu iki tehdidin birden yok oluşunu izleyecekti. Stalin Oyunu Gördü: Stalin, Batı'nın kendisini Hitler'in önüne yem olarak attığını fark ettiği için 1939'da ani bir manevrayla Molotov-Ribbentrop (Nazi-Sovyet) Saldırmazlık Paktı'nı imzaladı. Bu imza, kapitalist Batı'nın oyununu bozdu ve Hitler ilk darbeyi batıya (Fransa
Tarih
"Struma Olayı" metinsel dille anlatılan kitap Zülfü Livaneli'nin "Serenad" romanı, Struma Faciası'nı aşk ve tarihle harmanlayan sarsıcı bir yapıttır. Bu olay 2. Dünya Savaşı sırasında Alman Hitler zulmünden kaçan Yahudi mültecilerinin bulunduğu geminin İstanbul açıklarında bekletilmesi ve Sovyet denizaltısı tarafından batırılmasını anlatır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
HZ. MUAVİYE'YE "radyallahu anh" DENİLMEZ Mİ? -II-
Allah azze ve celle doğrunun yardımcısıdır. Ben de Onun dostlarını savunurken Ondan yardım dilerim. Bir önceki yazının finalinde dile getirdiğim bir hakikatin tekrar altını çizerek bu yazıya başlamak istiyorum: Sahabe bütünlüğünü parçalamak, onlardan birisini/birkaçını Sahâbelikten "aforoz" etmek veyahut onlardan birisinin/birkaçının duruşunu (diğerlerini gözden düşürecek şekilde) öncelemek, tarih boyunca "fırka-i dâllenin/sapkın fırkaların" takındığı bir tavır olmuştur. Şianın Ehl-i Beyt radyallahu anhum ecmain ekseninde yaptığı da budur. Daha âhir bir dönemde FETÖ'nün Ebu Zerr radyallahu anh üzerinden yaptığı da budur. Evet. O dönemin şahitleri olanlar anlatırlar ki: Gülenciler nurculardan kopuşlarını Ebu Zerr Hazretlerinin Sahâbenin geneline göre aykırı bir görüşe sahip olup uzlete çekilmesiyle açıklamışlardır. Sonra bu genelden kopuşun, aykırı duruş sahibi oluşun, kendini daha özel görüşün işi nereye getirdiği ise mâlûmdur. Allah tekrarını bir daha bu millete yaşatmasın. Âmin. Yâni özetle demek istediğim o ki: Bu "dışarıya atmalar" da "aşırı parlatmalar" da aslında maksadlı şeyler. Denge dini olan İslâm'ın ahengini bozan şeyler. İşte bu yüzden ümmetin istikametli ana omurgasını teşkil eden Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat Sahâbeyi birbirine tercih etmemeyi bir şiar olarak edinmişler. Büyük resimde görünen hakikatin daha küçük resimler üzerinde yapılan manipülasyonlarla bozulmasını böylece engellemişler. Bunun yanında şunu da inkar etmiyoruz: Elbette Sahabîler içerisinde derece farkları var. Fakat onların içinde hain yok. Düşman yok. Münafık yok. Ajan yok. Hepsi, Bediüzzaman'ın da altını çizdiği üzere, "adalet sahibi" kişiler. Elhamdülillah. **Siz de böyle sahabeden birini/birkaçını diğerlerini gözden düşürür bir şekilde vurgulayan bir ekole rastladığınızda
Hazreti Muaviye
Ölme !
Habil öldü Kabil öldü Firavun öldü Musa öldü Sezar öldü Bürütüs öldü Stalin öldü Hitler öldü Hayaller öldü Umutlar öldü Umutma ! Ölmedi
Hitler'in bazı çizimleri☝🏻

Aether

@_akhilleus
·
Evet bugün Hitler merakımın neden bu kadar fazla oldugunu açıklicam (okulbizesevgiyivesaygıyıöğretir) 10 veya 11.sınıf dönemimdi sanırım hangisi tam hatırlamıyorum ama bizim bi Edebiyatçımız vardı tam bir edebiyatçıydı ama kendisini çok severim benımlede sağ olsun çok ilgilendi bi çok konuda. Kafa yapısı olsun konusma stili olsun çok iyi bir hocadır Allah herkese nasip etsin diyelim. Her neyse bu cnm öğretmenim bnm bi gün benim resim çizdiğime denk geldi ve çizimlerimi görmek istedi bende gösterdim. Sonra bana geleceğim için sürüyle tavsiyelerde bulundu beni çeşitli kişilerle görüştürdü ve bunun çokta katkısı oldu. Daha sonra beni bi resim kursuna yazdırmak istedi ama tabikide ben hayatında hiçbir kursa gitmemis biri olarak ve aileminde izin vermeyeceğinden emin olarak (bunun düşünme sebebim görsel sanatlar lisesini kazanma potansiyeline sahipken beni göndermemelerinden kaynaklı) kursa gitmeyi istemedim. Bunu anlayışlar karşıladı sebeplerini konustuk falan. Ben yine bi gün sınıfta oturmus sakince Sylvia plath okurken sınıfa geldi ve kitabı masaya bıraktım. Daha sonra yanıma geldi kitaba baktı ve bu kitabı sen mi okuyosun fln dedi evet dedim. Her neysemse okurken dikkat et aman he fln yapt biraz nasihat vs verdi ve derse geçti. Bir hafta falan geçmeden birden bire bana bu çizim işlerinde kendimi geri çekmememi ve ilerletip iyi yerlere getirmem gerektiği söyledi ve sonradan Hitler'e değindi. haturladığım kadar şöyleydi "Ailen izin vermiyor olabilir ama gerçekten kendi kendine bu yeteneğini geliştirmeyi başardıysan daha da iyilerini yapabilirsin. Sakın vazgeçmeyi düşünme bir sorunun olursa bana danış yardımcı olurum bırakmanı istemiyorum unutma Hitler de ressamdı herkesin içinden geçti" PUAJDKALFKALFKSLGMLSMGLSMGLDMFLD ve sonra Hitlerinde ressam oldugunu öğrenince
Evet bugün Hitler merakımın neden bu kadar fazla oldugunu açıklicam (okulbizesevgiyivesaygıyıöğretir) 10 veya 11.sınıf dönemimdi sanırım hangisi tam hatırlamıyorum ama bizim bi Edebiyatçımız vardı tam bir edebiyatçıydı ama kendisini çok severim benımlede sağ olsun çok ilgilendi bi çok konuda. Kafa yapısı olsun konusma stili olsun çok iyi bir hocadır Allah herkese nasip etsin diyelim. Her neyse bu cnm öğretmenim bnm bi gün benim resim çizdiğime denk geldi ve çizimlerimi görmek istedi bende gösterdim. Sonra bana geleceğim için sürüyle tavsiyelerde bulundu beni çeşitli kişilerle görüştürdü ve bunun çokta katkısı oldu. Daha sonra beni bi resim kursuna yazdırmak istedi ama tabikide ben hayatında hiçbir kursa gitmemis biri olarak ve aileminde izin vermeyeceğinden emin olarak (bunun düşünme sebebim görsel sanatlar lisesini kazanma potansiyeline sahipken beni göndermemelerinden kaynaklı) kursa gitmeyi istemedim. Bunu anlayışlar karşıladı sebeplerini konustuk falan. Ben yine bi gün sınıfta oturmus sakince Sylvia plath okurken sınıfa geldi ve kitabı masaya bıraktım. Daha sonra yanıma geldi kitaba baktı ve bu kitabı sen mi okuyosun fln dedi evet dedim. Her neysemse okurken dikkat et aman he fln yapt biraz nasihat vs verdi ve derse geçti. Bir hafta falan geçmeden birden bire bana bu çizim işlerinde kendimi geri çekmememi ve ilerletip iyi yerlere getirmem gerektiği söyledi ve sonradan Hitler'e değindi. haturladığım kadar şöyleydi "Ailen izin vermiyor olabilir ama gerçekten kendi kendine bu yeteneğini geliştirmeyi başardıysan daha da iyilerini yapabilirsin. Sakın vazgeçmeyi düşünme bir sorunun olursa bana danış yardımcı olurum bırakmanı istemiyorum unutma Hitler de ressamdı herkesin içinden geçti" PUAJDKALFKALFKSLGMLSMGLSMGLDMFLD ve sonra Hitlerinde ressam oldugunu öğrenince