Zekaaa
"Yeryüzündeki hakimiyetimizi zeka ve cesaretimize borçluyuz ve yeryüzünü zeka ve cesaretimizle feth etmemiz gerekir."
Sayfa 482·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Hitler, Oberalbeg’in bahçesinde huzursuz bir şekilde volta atıyordu. "Ne yapmam gerektiğini hakikaten bilmiyorum. Bu çok zor bir karar. En çok İngilizler ile ittifak kurmak isterim. Ama İngilizler tarih boyunca çoğu kez güvenilmez olduklarını gösterdiler. Onlarla iş birliği yaparsam İtalya ile aramız sonsuza dek bozulur. İngilizler beni sonra yüzüstü bırakır ve iki cephe arasında kalırız."
Alıntı
Reklam
Hayat bir imtihandır Tanrı, aynı zamanda bizi bir imtihana tabi tutmak için ya-ratmıştır, bu imtihanın bir parçası da başımıza gelen kötülük-ler ve çektiğimiz sıkıntılardır. İmtihanı geçtiğimiz takdirde, cennetteki ebedî saadete kavuşacağız. Kur'an'da Tanrı'nın hayatı ve ölümü yarattığı şöyle ifade ediliyor: "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarat-mıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır. Temel anlamda, ateistler, Dünya'daki varlığımızı yanlış anlamlandırıyorlar. Dünyanın, bizim erdemli olduğumuzu ortaya çıkarabilmesi için sıkıntı ve güçlüklerle dolu bir mücadele sahası olması gerekir. Mesela, sabrımızı zorlayan şeyler olmadıkça nasıl sabredebiliriz? Eğer karşımıza hiçbir tehli ke çıkmıyorsa nasıl cesaret gösterebiliriz? Eğer hiç kimsenin merhamete ihtiyacı yoksa, nasıl merhametli olacağız? Hayatın bir imtihan olması bütün bu soruları cevaplıyor. Ahláki ve manevi gelişimimizi sağlamak için bu zorluklara/imtihanlara ihtiyacımız var. Buraya eğlenmeye gelmedik; hoşça vakit geçirmek cennetin gayesi, dünyanın değil. Öyleyse hayat neden bir imtihandır? Tanrı kamil manada iyi olduğuna [ve herkes için en iyi olanı istediğine] göre, her birimizden O'na inanmamızı ve, bunun neticesinde, cennette ebedi saadete erişmemizi istiyor. Her birimizin inanç sahibi olmasını istediğini, inançsızlığımıza razı olmadığını Kur'an'da şöyle ifade ediyor: "Bununla beraber O, kullarının küfrüne raziolmaz, " Bu ayet açıkça gösteriyor ki Tanrı, kimsenin cehenneme gitmesini istemiyor. Ne var ki eğer herkesi cennete gönderecek olsaydı, büyük bir adalet ihlali meydana gelirdi; Hz. Musa ve Firavun'a, Hitler ve Hz. İsa'ya aynı şekilde muamelede bulunmuş olurdu. Cennete giren insanların, cenneti hak ederek girmelerini sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç
Sayfa 266·Kitabı okudu
Bir milletin yanılgısı dünyanın felaketi olabiliyor
Bu büyük popülarite oldukça anlaşılır haldeydi. Alman toplumu, ekonomi ve dış politikadaki başarıları bizzat Hitler'e atfediyor ve gittikçe artan bir boyutta, onu güçlü, kendine güvenen ve birleşmiş bir Almanya'ya duyulan derin özlemi en sonunda gerçekleştiren kişi olarak görüyordu.
Alıntı
“Daha iyi bir dünyaya, iyiliksever bir insanlığa kavuşmak için bu kötü zamanlardan geçmemiz gerektiğini biliyordum. Hiç olmazsa Führer'imiz Adolf Hitler bize böyle demişti. Ama artık buna inanmıyordum. Varsın huzur içinde olsun kendisi. Artık ne ona, ne de bu dünyanın büyük yöneticilerine inanıyordum.”
Sayfa 108·Kitabı okuyor
İnsanlık duygusundan bahsedecek son insan olmalısın Goebbels.
"Führer, bana Berlin'den ayrılmamı ve yeni kurulacak olan hükümette büyük bir yer işgal etmemi emretti. Hayatımda ilk kez Führer'imin emrine karşı geliyorum. Bu davranışıma karım ve çocuklarım da katılmaktadır. Führer'imin bana en çok ihtiyaç duyduğu anda onu terk etmek insanlık ve bağlılık duygularıma aykırıdır.
Goebbels fiziksel olarak kendi 6 çocuğunun katilidir; ancak kurduğu propaganda makinesiyle 6 milyonu aşkın soykırım kurbanının ve II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden on milyonlarca insanın ölüm kararındaki en büyük birkaç imzadan birinin sahibidir·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Reklam