Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
cüzdanımda tonla para olsa, şaşarım diğ'mi, binlikleri, yüzlükleri, onlukları nereye sokacağımı?.. Nereye sokacağımı şaşırırım, d'iğmi. İşte, gözüm, bundan gelir düzensizlik. Oysam, bende bitek onluk olsa, katlarım onu, yerleştiririm onu en cins yerime, darpaneden çıkmış gibi...
1930'larda Mussolini'den sonra Hitler de iktidara tırmanmayı başarmıştı. Bu iki adamın geçmişlerinde subaylık olmadığı halde, ikisi de kendilerine birer üniforma beğenmiş, çizmelerini giymiş, askeri jestler yapıyorlardı. Herhalde onlardan özenmiş olarak Stalin de bir üniformaya bürünmüştü. Orta ve Doğu Avrupa'da, Çekoslovakya'yı saymazsak, üniformadan geçilmiyordu. Ama askerden yetişmiş ve gerçekten ciddi askeri başarılar kazanmış Mustafa Kemal ile İsmet İnönü sivil kılıklarından şaşmıyorlardı. Bu
"simge"ler önemlidir.
Böyle her şeyin birbirine karıştığı, her sualin birbirine muvazi olarak yürüdüğü, ümitle çalınan her kapıdan bir ejderha ağzının açıldığı bir devirde insanlığın mukadderatının birtakım yarı deli meczupların, mesuliyetsiz peygamberlerin, production, surproduction deterministlerinin, hüsnüniyetleri ancak silâh seslerinde vuzuhla konuşan, idam hükümlerinde kıvamını bulan gerçek çehresini takınan ütopyacıların elinde bulunmasının felâketini düşünün. Alın size Stalin'in jesti. Hadiseler nasıl sıralanıyor. Hitler'de paranoyak olan hadise bu sonuncusunda, tam suikast oluyor. Lenin'in mongolit peygamber çehresi, nasıl birdenbire tasavvuru imkânsız bir Makyavel'e değişti. Nasıl bir polis romanı entrikası oldu
Sayfa 392 - Dergah Yayınları 40. Baskı: Kasım 2022