Bütün insanlar Kadri gibi ölümü beklemeyerek ölürdü. Şu mezardaki ölülerden birinin eline vursa postaya bırakılacak bir mektup düşecek, şu iskeletin dudağına dokunsa bitmeyen bir şarkıya parmakları takılacak, şu kafatasını karıştırsa faize yatırılacak parayı bulacaktı.
Hidayet baktı: Bildiğini çok iyi bilen bir adam karşısındaydı; onunla muhavereden kaçtı, yalnız sofrasında değerli bir adamın bulunduğunu da misafirlerinin anlamasını istedi, bu süs, görünmeliydi.
ÇOK ilginç bir metin. Yazar 1877'de doğmuş, uzaya büyük bir merak ve tutku duyduğu belli olan bir bilim insanı. Güneş sistemindeki diğer gezegenlerde farklı canlılar oluşmuş olduğuna/oluşacağına emin. Bilimsel çeşitli bilgilere dayanmış ama onun dışında spekülasyon yapmış :D Örneğin Mars'ta bizden çok daha zeki canlılar olduğunu, yerçekimi Dünya'dan az olduğu için de onların uçmayı keşfetmiş olabileceğini, Venüs'te ejderhalar olduğunu yazmış. Jüpiter'i ise 4 parlak uydusu olduğu için gecelerinin güzelliğiyle, her gecenin ebedi hayal ve sefa alemi olmasıyla anlatmış. Bilimin o zamanki hali ve o dönemin Türk kültürüyle karışık bakış açısını görmek çok ilginç ve eğlenceliydi.
...Bunlar Güneş'ten en uzak gezegenlerdir. Güneş buraya çok az sıcaklık gönderir. Şu halde üzerlerini, bu gezegenlerin her tarafını genel bir soğukluk kaplamıştır. Demek oluyor ki burada mevcut olan canlı yaratık çoktan karlar altında kalmıştır.