Hakan

"Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!"
Sayfa 122·Kitabı okudu
Edebiyat
Hakan
Her şey zıttı ile değerli olur 😊
Reklam
Beşeri kanunlar insanları, kadınları, çocukları koruyabildi mi? Dünyada tam anlamıyla İslami hükümlere göre yönetilen bir ülke yok. Müslüman halklar var ama gavurların dikte ettiği hukuk sistemi var. Hangi ülkenin kanunları kadınları koruyabildi? Hangi ülkenin kanunları çocukları koruyabildi? Ağaçları koruyabildi? Hayvanları koruyabildi? Boz ayıları koruyabildi? Malesef ama tüm dünyada erkeklerin hakkı tüm bunlardan sonra gelmektedir! Üzücü ama gerçek bu! Batı, kadını köle haline getirdi. Sadece köle hakkını güvence altına aldı. Yani köle olmuş kadının hakları var. Doğu ise batının peşinden koşuyor. Batıdan yüz yıl önce alınan medeni hukuk ile yönetiliyoruz. Yani bir kadının başına bir olay geliyor ve mevcut kanunlar kadını koruyamıyorsa, burada suçlu olan, ne erkekler ne Müslümanlık ne İslam ne de başka bir şeydir. Suç kanunlarındır. Otuz beş, kırk beş tane sabıkası olan hırsız, kanunlardan korkmadığı için suç işlemeye devam ediyor. Kanun, hırsızlıktan mağdur olan kırk aileden yana değil, ama kırk defa uslanmayan hırsızdan yana duruyor. Bir kadın şiddet görüyorsa mevcut kanunlar yüzündendir. Boşanmış bir kadın eski kocası tarafından öldürülüyorsa, suçlu kanundur. Cezası müebbettir. O da yirmi yıl kadardır. Kanunlar insanlara göre şekillenirse, insan değiştikçe kanun da değişir. Kanunlarda, özellikle yaptırım içerikli olan kanunlarda, ceza kanunlarında mutlaka caydırıcılık esas alınmalıdır. Kanunlar yirmi- otuz defa cezaevine giren birini ıslah edemiyorsa demek ki, kanun kanun değildir. Hırsızın yaşı otuzlarda. Ama elli tane sabıkası var. Elli insanı mağdur etmiş. Elli ailenin birikimini yok etmiş. Her hırsızlıktan dolayı bir yıl hapis yatmış olsa doğduğundan beri en az elli yıl geçmesi gerekiyordu. Ama demek ki, üç beş ay yatıp çıkmış. Yoksa bu kadar sabıkayı
Hakan
Kusura bakmayın yorumunuza katılmıyorum, hatta gavur, batı, doğu, islam ile yönetme ya da yönetilmeme tarzı her ülkeyi her bireyi aynı kefeye koyan sözler başta dinimizce (gıybet) yasaktır. Ben hukukçu değilim fakat batı hukuku diye adlandırılan sistemde başta kadın hakları olmak üzere İslam’a uygun hatta İslam’ı temsil eden bir çok yasa sayabilirim. İsmi, ülkesi, inanışı, yönetimi ne olursa olsun her kişinin her ülkenin her sistemin doğruları ve yanlışları vardır; bu yüzden doğruları kabul edip yanlışları konuşmamız başta biz müslümanlara düşüyor. Eğer o Gavurlar Müslümanları genellerse biz konuşmaya da kelime bulamayız; dinimiz konuşmaya değil yaşamaya özgüdür ve yaşama adına Gavur dediğimiz bir çok ülke toplum kuralları, eğitim, öğretim, hak, hukuk, yardımlaşma, ve insan haklarının korunması adına bizlere göre İslam’a daha uygun hareket etmektedir.
Ne çok gülerdik çocukken. Ama yetişkinler gibi yarım, hüzünlü ya da sahte değil...""Hayatimdaki en samimi gülüşler sadece cocuklarda""..
Hakan
Reva Hanım sadece gülmeleri değil, tüm tepkileri çok doğal oluyor çocukların. Çünkü, onlar çok temiz bir kalp taşıyorlar.