Helin

Helin
Lisans
19 Şubat 2006
383 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Duyulmayan sesin çığlığı...
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2025 23:03
Merhaba,sevgili okur Beraber bir empati kurmaya ne dersin? :) Bir anlığına düşün... Doğuştan itibaren beyin felci nedeniyle konuşamayan, yürüyemeyen bir çocuksun. İç dünyanda fırtınalar kopuyor ama ağzından bir kelime çıkamıyor, kendini ifade edemiyorsun. Aklında binlerce kelime var fakat dudakların mühürlü. Bir kez bile "anne", "baba" diyemiyorsun İçindeki hayalleri, umutları, öfkeleri,mutlulukları ve nicesini anlatmak istiyorsun ama yapamıyorsun. Daha da acısı ne biliyor musun? Sen anlaşılmak isterken kimse seni anlamıyor. Üstelik, seni kendini ifade edemediğin için suçluyorlar. Ve sen de ailen için "normal(!)" bir çocuk , toplum için uygun bir birey olamadığını düşünerek bir noktada hiç doğmamış olmayı ya da ölmeyi diliyorsun. Senin suçun neydi ki tam olarak? Herkesin normaline uyamamak mı yoksa düşüncelerini kelimelerle aktaramamak mı? Sesi duyulmayan bir çocuğun içindeki dünyayı anlatma çabasını anlamaya çalışmayan ve kendini haklı görüp empati duygusundan yoksun insanların seni farklılaştırması çok kötü değil mi,üstelik bu belli bir zamana veya yaşa kadar olan bir durum değil, ortama da bağlı değil çünkü engel sende değil ki insanların düşüncelerinde veya duygusuz kalplerinde. Şahsen ben okurken çok etkilendim.Bir öğretmen adayı olarak benim sınıfımda da Melody( başkarakter) gibi bir öğrencim olursa onun potansiyelini ortaya çıkarabilecek miyim, onu anlayabilecek miyim, ona umut ışığı olabilecek miyim? diye sorgulamaktan kendimi alıkoyamadım. Sonuç olarak onun durumunun bir eksiklik değil de alışılmışın dışında olduğunu ve onun hayatında eksiklik bulundurmayacağı bir yaşam olması için elimden geleni yapacağımı kararlaştırdım. Bu yüzden hepimiz özellikle de eğitimciler olarak bu durumu bir eksiklik değil de farklılık olarak görmeli ve kalplerimizi
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
Reklam
Büyük Önder: Mustafa Kemal Atatürk
Puan vermedi·190 syf.··
Beğendi
·
2024 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2024 15:57
Öncelikle incelemeye nasıl ve hangi düşüncelerimden başlayarak yazacağımı bilmiyorum, umarım düşüncelerimi ifade edebilmişimdir :) Bu kitabı okuduktan sonra sınava girseydim eminim ki daha çok net yapabilirdim :) Kitap kurtuluş savaşında halkın çaresizliğini Mustafa Kemal Atatürk'ün halka güvenini her durumda umudun korunmasını çok güzel bir şekilde bizlere aşılıyor. Atatürk'ün ve milletimizin başarıları ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'nin kurulmasını, Hasan Tahsin'i , Şahin Bey'i ve daha nice Kuvayı milliye ruhunu akıcı bir şekilde aktarıyor.Bilgilendirici ve tekrardan Atatürk 'e hayran bıraktıracak bir kitap, tavsiye ederim:) Geçelim asıl konuya : 21.yüzyılda olmamıza rağmen bitmeyen ve galiba sürecek olan konu: Kürtlerin Türkleri Türklerin de Kürtleri sevmemesi veya Atatürk'ün Kürtleri sevmediği iddiası, bundan dolayı da Kürtlerin Atatürk 'e düşman olması. Arkadaşlar daha büyük sorunlar varken araştırmadan etmeden bazı şeylere inanmamalıyız .Benim yaşadığım yerde (Şanlıurfa ) bu tür sorunlarla çok karşılaşmazsamda olmadığını söyleyemem. Örneğin kız kardeşim ile aramda geçen diyalog: Kardeşim : Helin abla sen Kürt müsün ,Türk mü Ben: Bu durumu sen veya ben seçmiyoruz hem Kürt olmamız sana Türkçülüğü benimsemeni ve Atatürk'ü sevmeyi engelleyemez, ben Atatürk'ü sevmiyor muyum? Kardeşim: Olsun ,ben Türk'üm hem Kürtler terörist ve Atatürk'ü sevmiyor! Ben : Bu durum senin elinde değil ki değiştirmediğimiz şeyleri de konuşmayalım, hem böyle yalan yanlış sözlere araştırmadan neden inanıyorsun ne yani şimdi biz terörist mi oluyoruz? Diğer kardeşim de "Helin abla neden Atatürk 'ü okuyorsun arkadaşlarım dedi ki Atatürk Kur'an-ı yaktı."diyor. Şimdi bizler küçüklere doğru olanı anlatmazsak ilerde onların yanlış olan bilgileri sonraki nesillere aktarmayacağndan
Atatürk ve Kurtuluş SavaşıCeyhun Atuf Kansu · Varlık Yayınları · 197915 okunma
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2024 20:19
Günlerdir Nietzsche'nin "Umut en büyük kötülüktür, çünkü işkenceyi uzatır." Sözünü hayatımdaki karmaşıklıkta anlamlandırmaya çalışıyordum.Gerçekten de büyük beklentilerin sonu hüsran değil miydi ,ama umut etmekten başka tutunacak yaşam ışığını nereden bulabilirdim ki ? Düşündüm düşündüm ve yorumlarımı katarak bu sözü kendimce şöyle anlamlandırdım: Aslında kötülük olan umut etmek değil veya umut edip beklentiye girdiğin zaman dilimi de işkence değil.Çünkü bir şeyleri umduğumuz zaman hedef doğrultusunda azimli ve kararlı olursak neden emek verdiğimiz bir şeyin karşılığını alamayalım ki? Asıl işkencenin sadece umut etmek olduğunu, çaba sarf etmeden elde edilecek bir amacın asıl kötülük olduğunu fark ettim. Derken Yaşar Kemal'in"Yaşam umutsuzluktan umut üretmektir, insan umutsuzluktan umut üreterek bugüne kadar gelmiştir ."sözüne denk gelince bir yaşar Kemal kitabı daha okumalıyım deyip Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana kitabını okumaya başladım. Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, akıcı tasvirlerle olayı, mekanı,kahramanın yaşadığı anlık duyguları okuyucuya aktarmaya çalışılan bir yaşama tutunma hikayesidir . Savaşlardan , sürgünlerden kalan insanların Lozan' da alınan mübadele kararıyla Türkiye 'deki Rumlar ve Yunanistan'daki Türklerin yer değişimini ,bu değişimi (haklı olarak) istemeyen insanların çaresizliğini, üzülerek sevdiği adalarından vazgeçme mecburiyetini zaman dilimleri arası geçişliğini sağlayarak çok güzel anlatmıştır. Toplumun aksaklıklarını, mecburiyetin doğurduğu vazgeçiş kavramının nasıl acı bir durum olduğunu okuyucuya hissettirdiği bir ada hikayesidir. Yaşanılan zulümlere rağmen adayı terk etmeyen ve adaya gelecek ilk insanı öldüreceğine söz veren Vasili'nin adaya gelen Poyraz Musa adlı karakteri suda boğulmak üzereyken kurtarması sonucunda onunla olan
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
Başlangıcı ütopya sonu distopya olan eser: Hayvan Çiftliği
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 104. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 12:05
Gerçeklerin farkına varmak için "keşke daha önce okusaydım "dedirttirecek bir kitap.1984 'te olduğu gibi Hayvan çiftliğinde' de yönetimin sorgulanmasına izin verilmediği,cezaların ön planda olduğu kurgulanmış bir kitap. George Orvell eserinde aleogorik (verilmek istenen mesajın çeşitli simgelerle anlatılması) bir biçimde otoriteyi eleştirmiştir. Yazarın emperyalizmden nefret ettiğini söyleyerek yazmaya karar verdiği eseri sosyalist bakış açısıyla ele almıştır. Roman Koca Reis adlı domuzun gördüğü rüyayı çiflikteki hayvanlara anlatmasıyla başlar.Koca Reis öldükten sonra hayvanlar zorbalığa dayanamaz ve özgürlüklerine kavuşmak için başkaldırır,başarılı bir isyandan sonra en akılıları olarak domuzlara örgütleme görevi verilir . Snowball ve Napoleon öne çıkan domuzlardır .Zamanla bu domuzlar iktidar için mücadele eder ve yaptığı plan sebebiyle Napeleon yönetimi ele geçirir ve animalizme (Koca Reis in düşüncelerine ) uygun olan yedi emir duvara yazılır . EMİRLER ŞÖYLEDİR: 1. İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin. 2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin. 3. Hiçbir hayvan giysi giymeyecek. 4. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak. 5. Hiçbir hayvan içki içmeyecek. 6. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek. 7. Bütün hayvanlar eşittir. Hayvanlar yönetimi eleştirip başkaldırmışlar fakat daha kötü bir sisteme maruz kalmışlardır ,örneğin domuzlar daha az çalışıp diğer hayvanları yönetiyor, sütler daha çok domuzlar tarafından tüketiliyor ve kararları domuzlar alıyordu. Uyulması gereken yedi emire başta Napeleon uymuyor,kendisini diğer hayvanlardan üstün tutuyordu. Yasak olduğu halde yatakta yatıyor ,içki içiyor ve kararlarını desteklemeyen hayvanları idam ettiriyordu. Hayvanlar her zaman Napeleon' un iyi olduğunu düşünür ve
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Çalıkuşu
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2023 72. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 21:58
Başlangıçta İstanbullu Kız adıyla tiyatro olarak düzenlenen romanımız Reşat Nuri 'nin ilk kez Vakit gazetesinde tefrika edilen en tanınmış eseri olmakla beraber Atatürk 'ün başucu kitabı olarak da bilinir. Anadolunun yoksulluğunu ve eksikliklerini gerçekçi bakış açısıyla ele alınan romanda baş karakterimiz olan olan Feride'nin sevdiği kişi tarafından aldatılması üzerine İstanbul'dan ayrılıp Anadolu'nun küçük bir köyünde öğretmen olmasıyla başlar.Feride'nin asılsız iftiralarla itham edilmesi üzerine gösterdiği cesaret ve azmi beni kendisine hayran bıraktırdı, çocukları sevmesi ve onlara hayatını adaması zihnimde güçlü kadın profili çizdi şimdiye kadar hukuk okumak isterken artık öğretmen olma gibi bir seçeneğimde oldu Feride gibi cesaretli ve her açıdan topluma örnek olabileceksem neden öğretmen olmayayım ki ? Yazarın oldukça arı bir dili ile anlatımın sade ve akıcı olup mutlaka okunması gereken bir kitap, kişinin her satırında kendinden bir şeyler bulabileceği harika ötesi bir eser okumanızı tavsiye ederim.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Reklam