Acıların varlığını kabul ederek sevinçleri en tepelere taşımalıydık. Gökyüzünün sarılarak uyuduğu parlak yıldızlar kadar güzel sevinçler yaratmalıydık.
Etrafındaki dikenler, ağacı boğuyormuş gibi görünüyordu şimdi bana. Bir insanın kalbine ulaşmaya çalışırken de dikenler misali kötü duyguları aşmak gerekmez miydi? Zavallı oracıkta çakırdikenlerin maruz bırakacağı acıya aldırmadan yanına varabilecek birini arıyordu belki de. Kalbine ulaşılmasını bekliyordu.