Hanife

Hanife
Türkçe Öğretmeni
689 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·363 syf.··
2024 50. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 21:33
Nokta hissiyle baş başa kalmak şu an tam olarak hissettiğim sadece bu. Çok fazla şey söylemek istiyorum fakat yüzleştiğim gerçekleri hangi öncelik sırasına göre anlatmalıyım bilmiyorum. Tara gibi ben olmayı seçtiğim bir zaman diliminde korkularımın yalnızca kendi zihnimden kaynaklandığını görmek ferahlamış hissettirmedi. Aksine madem kendim olmam bu kadar kolaydı neden zihnimde görülmeyen duvarlar inşa ederken bir tuğla da siz koydunuz o duvarlara? İsyan değil, hesap sormak değil yalnızca kanadı olan bir kuşa kanatlarının varlığı unutturacak kadar manipülatif bir toplumun üyesi olmanın acı ve buruk hüznü. Birey olmayı bu kadar sancılı yapan içine doğduğumuz hayatların ta kendisi. O hayattan ayrışabilmekse büyük lütuf. Öyle ki doğduğunuz hayat doktora öğrencisiyken dahi öğretilerini, batıl inançlarını, yanlış dayatmalarını kulağınıza fısıldamaktan vazgeçmiyor. Tara'nın hayatı, onun kendini adım adım inşa etme girişimi ilham verici olmakla beraber kendi gerçeklerinizle yüzleşme cesareti gösterip göstermeyeceğinizi de sorgulatıyor. Hiç okula gitmemiş bir çocuğun Cambridge'e, Harvard'a uzanan yolculuğu. Düşe kalka ama inançla... Kendi olmak için yitirmeyi göze alanlara. Kazanacağı şeyin paha biçilemez olduğunu bilenlere.
İnsan
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,754 okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2024 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 22:32
Kayıp, yas, ölüm... Bunları bir çocuğa nasıl izah etmeliyiz diye düşünmüşüzdür muhakkak. Çünkü hepimiz bunların yaşanmasını, anlatılmasını travmatik buluyoruz. Oysa bir çocuk için hayalleri kadar hayatın gerçeklerini kabul edebilmesi de gerekli. Çocuklardan uzak tutmaya, onlar için yok saymaya çalıştığımız bu gerçeklerse bir gün ansızın kapılarını çalabiliyor. Biz istemesek de. Onların hep mutluluğunu dilesek de. Fakat hayat elbette böyle bir yer değil ve bu kitap bir çocuğun yas sürecini, yasın bir insan için ne kadar olağan olduğunu çok güzel anlatıyor. Tutunmaya çalışana kurumuş bir sardunya dalı bile yetebilir. Kaldı ki illa ki kaybetmemiz gerekmez bazen sadece yeniden başlamamız gerekir. İki yıl önce bana hediye edilen zeytin dalına da böyle bir anlam yüklemiş olmalıyım ki her yeni yaprakta içimde bir şeylerin daha da güçlendiğini hissediyorum. Ardıç kuşunun ardıç ağacına hayat olması, onun tohum için verdiği emekten sonra yeşerebilmesi de insanların hikayesine benziyor. Hepimizin hikayesi bir başkasının dünyasında anlam buluyor. Çocuk kitabı okumayı seviyorum ve bu kitabın benim için zamanlaması oldukça manidar. Yeni bir soluk arayanlara, sesinin hayat bulacağı bir yer olduğuna inananlara... Keyifli okumalar dilerim.
İnsan
Ardıç Kuşunun ŞarkısıMustafa Orakçı · Timaş İlk Genç · 202388 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 41. kitabı
Dilimizin Zenginlikleri Projesi için öğrencilerimden beklediğim performans. :) Beş ve altıncı sınıf öğrencileri için tavsiye edebilirim. Hepimiz merak ederiz herhangi bir kelimeyi ilk söyleyen ne düşünerek söyledi veya nasıl ortaya çıktı diye. İşte bu sorunun cevabını Ece ve arkadaşları da merak ediyor. Sonrasında merak ettikleri kelimelerin veya deyimlerin hikayesini küçük de olsa bir sinema perdesine yansıtıyorlar. Samimi bir hikayeydi. Pek çoğumuzun ikna olduğu o kadar çok yanlış varmış ki... Kitabın devamı gelir mi bilmiyorum ama ben kendi adıma başka neyi yanlış biliyorum diye düşündüm açıkçası o nedenle umarım gelir temennisi bırakıyorum buraya. Dilimiz için, çocuklar için, arada bir aklımıza takılan acaba bu kelimeyi ilk kim söyledi sorusu için. Emeğinize sağlık Ferhat öğretmenim. :)
Sözcüklerin Kamera ArkasıFerhat Taştekin · İlk Genç Timaş Yayınları · 2024794 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2024 40. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2024 00:30
İnsan en çok da hayatın kendisinden nedensizce esirgediği mutluluğa üzülüyor galiba... O nedenin hiçbir cevabının olmamasına. Okulumuz öğretmenlerinden Esin Fidanoğlu'nun ilk kitabını keyifle okudum demeyi isterdim fakat buruk, üzücü ve sahici bir hikaye oluşu buna engel oldu. Temiz, akıcı bir dili olması nedeniyle bir çırpıda bitti doğrusu. Zeliha'nın küçük bir köyde mahkum olduğu bu hayatsa çok tanıdık ve gerçek geldi bana maalesef. Maalesef diyorum çünkü koşullarını seçemeyen, değiştiremeyen insanlar geliyor aklıma. Bir çaresizliğin pençesinde ufacık umut kırıntısı aramak ve ona tutunmak zorunda kalan hayatlar... Bir gülümsemeye razı olup fazlasını belki de hayal bile edemeyenler... Oysa Frida Kahlo'nun da dediği gibi "Sevgi basitti, karmaşık olan bizlerdik."Mutluluk da öyle bana kalırsa bir sazlıktan süpürge yapıp hayali evlerimizi süpürdüğümüz yaşlarda nasılsa öyle hâlâ. Sevgiye de mutluluğa da bir pişmanlığın eşiğinde rastlamasaydı Zeliha nasıl bir hayatı olurdu acaba? Küçük bir köyde geçen bu hikayede Zeliha'nın talihsiz hayat hikayesine, Haydar'ın seçimlerinin o hikayeyi nasıl kötü etkilediğine tanık oluyorsunuz. Nostaljik bir tarafı da var benim için. Hepimizin bir şekilde yaşamak zorunda kaldığı o yokluk üstünden zaman geçse de hâlâ aynı burukluğu yaşatıyor içimizde. Kimimizin bisikleti olmadı, kimimizin ayakkabısı yine de minderden yaptığımız o evlerin içinde daima mutluyduk Zeliha gibi. Esin hocamın kalemine sağlık. İzi kalacak muhakkak...
Esin Fidanoğlu
Esin Fidanoğlu
İnsan
Kavun KokusuEsin Fidanoğlu · Kitap Müptelası Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2024 11. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2024 00:50
Hikayelerimiz hep aynı olsaydı dünya daha sıkıcı olurdu muhakkak. O hikayeleri farklı yapan da bizlerden başkası değil. Eksiklerimizle, zaaflarımızla, tercih edemediklerimizle, kusurlarımızla bir varoluşu anlamlı kılmaya çalışıyoruz hepimiz. Anlam da tam olarak burada ortaya çıkıyor farklı olduğumuz için özel birçok şey. Kitap farklı ya da özel diyebileceğimiz bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Öyle özel ki ayakları yere basmıyor, hatta yanlışlıkla dünyanın bir ucuna uçabiliyor. Sahip olduğu özellik mi yoksa insanların onu normal kefesine koyamamasından mı uçmak zorunda kalıyor bilmem. Bazı insanlara göre normal olmak, herkes gibi olmak çok önemli. Hiçbir farklılığı kabul edemeyen bu insanlara göre herkes "aynı" veya onların tabiriyle "normal" olmak zorunda. Nedir peki bu normallik? Herkesin uçabildiği bir dünyada doğmuş olsaydı Barnaby o zaman da yürüdüğü için mi anormal kabul edilecekti? John Boyne'nin ironik diliyle bütün normalliklerini sorgulamak isteyenlere... Anormal olmaktır belki de yazmaya çalıştığımız bu hikayenin en güzel tarafı ne dersiniz? :)
Edebiyat
Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 20131,406 okunma
Reklam