"İşte bunu anlayamıyorum," dedi yüksek sesle, "yirmi birinci yüzyılda, bilgisayarın dünyadaki binbir çeşit insanı bir araya getirdiği, çeşitli ve değişik düşüncelerin açık fikirlilikle paylaşıldığı bir dünyada, bilimin yepyeni buluşları hayat geçirilirken, gezegenlere ulaşıp oralarda neler olup bittiği araştırılırken...
Sen tutup dini şu, mezhebi bu, diyerek bunu mesele yapıyorsun. Aradaki kocaman bakış farkını görebiliyor musun? Arada ki o uçurumu... Oysa herkesin dini de, mezhebi de kendine deyip, noktayı koymak gerek. "
... herkesle belli bir mesafede kalmak iyiydi. Ben resimleri seviyordum;müziği, kitapları, balerinleri...Kalabalık bir ortamda, çalan şarkıya eşlik eden yarı sarhoş insanların o müziği kirletmesini değil.
Beynim yontulmamış bir odundu sanki, derimin içinde sürekli kıpırdayan kabuklar vardı. Onları koparıp atmak mümkün olsa canımın acısını bile yok sayabilirdim.