sunset

10/10
·192 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2022 15:28
Merhaba. Dürüst olmak gerekirse canım çok sıkıldı ve uzun zamandır kitaplar hakkında inceleme yazmıyorum. Belki mangayı okumak isteyen olur, görüşlerimi paylaşmış olayım ben de. Dünya koruma alanı ilan edilmiş, insanlar 35 metre yukarıda garip bir şekli olan yapının içinde yaşıyorlar. Satürn Evleri ismi de oradan geliyor diye tahmin ediyorum. İşin garip tarafı bu yapıda yaşayan insanlar alt, üst ve de orta olmak üzere üç katta yaşıyorlar. İsimlerinden de anlayabileceğiniz gibi, bir sınıf ayrımı var maalesef. Ana karakter, Mitsu, babasını çok küçükken kaybetmiş, yetim bir çocuk. Babası ise bu Satürn Evleri adı verilen insanların yaşadığı yapının camlarını siliyor. Evet, böyle bir meslek doğmuş. Bir gün talihsiz bir kaza sonucu babası camları silerken ölüyor. Ya da öldüğünü düşünüyorlar. Çünkü... Hey, dünyanın yukarısında bir yerlerde cam siliyorsunuz ve tüm hayatınız sizi tutan halata bağlı. Mitsu'nun babasının halatı da kopmuş. Dünyaya mı gitti, uzayda bir yerlerde yuvarlanıyor mu bilmiyoruz. Mitsu ise babasının mesleğini devam ettirmekte çok kararlı. Bu sebepten dolayı, babasının eskiden iş arkadaşı olan Jin-san'ın yanına gidiyor ve sonra Mitsu da cam siliciliğine başlıyor. Bence bu manganın en güzel tarafı sayfaları her çevirdiğinizde içinizi kaplayan bir sakinlik hissinin belirmesi, işine müthiş derecede bağlı, hiç görmemiş olmasına rağmen babasını çok seven ve onun izinden gitmek isteyen bir ana karakter olması ve de dünya her ne kadar artık yaşam alanı olmasa da insanlığın hâlâ bir yerlerde var olduğunu görmek. Belki de gerçekten insanlık hep bir şekilde var olacaktır. Kim bilir.
Edebiyat
Satürn Evleri - Cilt 1Hisae Iwaoka · İthaki Yayınları · 2021673 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
On Küçük Zenci
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 12:37
Merhabalar. Aslında kitabı bitireli birkaç gün oldu, etkisinden de çıktım fakat bu inceleme yazamayacağım anlamına gelmiyor. Aslında şu an bunu yazıyor olmamın sebebi de bu kitabın bana kazandırmış olduğu bazı şeyler olmuş olması ve unutmak istememem. Kitabı bitirdikten sonra üstünde durup çok düşündüm ve bir şeylerin farkına vardım. On Küçük Zenci’yi okurken her ne kadar hepsinin öleceğini bilsem de her bir ölümden sonra -bu belki de karakterlerin tepkilerinden dolayıdır- kendimi şaşkınlık içinde buluyordum. Galiba bu kitaptan aldığım en büyük ders herkese güvenmemek gerektiği ve en şüphelenmediğin insanın bile bir gün gelip seni arkandan bıçaklayabilecek olması. Bu konuları hayatta da tecrübe edince insan, okuması ayrı bir zevkli oluyor. Tek fark “arkadan bıçaklama” kısmının kitapta mecazi değil de gerçek anlamıyla olması. Okuduğum zaman boyunca en az şüphelendiğim kişide bir işler olduğunu düşünüp durdum. Öyle de oldu. Genellikle hep başkalarını suçlama eyleminde bulunup daha fazla konuşanlar olayın sorumlusu çıkarlar. Kitapta da böyleydi. Kitabın konusu çoğu kişinin de bildiği gibi 10 tane suçlunun bir adaya davet edilmesini konu alıyor. Tabii bu insanların ne kadar suçlu oldukları tartışılır. Çünkü hepsi belirsiz işlere karışmış, sonuç olarak da ceza almamışlar. Benim düşüncem ise aralarından bazılarının gerçekten suçlu olduğu yönünde. Hatta onların cezalarını almamış olması da beni sinirlendirmişti. Zaten tüm olay da burada başlıyor. Adalet ama nasıl adalet? Öldürmek en doğru karar mı? Bunu hak ediyorlar mı? Keşke bu sorulara benim de net bir cevabım olsaydı ama, hayır, yok maalesef. Dürüst olmak gerekirse ilk sayfalarda sıkılmıştım. Ancak sonradan asla sıkıldığımı hissetmedim. Polisiye roman okurken genellikle bunu yaşıyorum. Başlarda çok sıkılıyorum, sonra
1000Kitap
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201843,5bin okunma
Almond
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 16:30
Merhaba. Bugün kısa bir sürede çabucak bitirdiğim Almond, Türkçe adıyla “Badem” adlı kitap hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. Ben kitabın İngilizcesini okudum, eğer İngilizcenizin yeterli olduğunu düşünüyorsanız tavsiye ederim çünkü yazarın dili sadeydi, anlaşılırdı. Zorluk çekeceğinizi sanmam. Yunjae ona kızgınlık, korku ve mutluluk gibi duyguları hissetmesini zorlaştıran “alexithymia” ile doğmuş. Bu yüzden arkadaşı olmayan, hayatı boyunca insanlar tarafından garip bakışlara maruz kalmış bir çocuk. Ama ondan asla vazgeçmeyen annesi ve ninesi var yanında. Özellikle ninesini -onu anlayan nadir kişilerden- çok seviyor. Annesi Yunjae’i küçüklüğünden beri bu konuda eğitiyor, evin içini üstünde sevgi, kızgınlık, nefret gibi şeylerin yazdığı küçük kağıtlar ile dolduruyor. Yunjae her ne kadar hissedemese de bir süre sonra belli durumlarda nasıl tepki vermesi gerektiğini öğreniyor. Ama 16. doğum gününde, bir kış günü ninesi ve annesiyle kutlamaya çıktığında çok değişik bir şeyler oluyor. Bir anda yapayalnız ve tek başına kalıyor. Yaşadığı kaybı atlatmakta zorlanırken okuluna Gon adlı bir çocuk geliyor ve ona zorbalık yapmaya başlıyor. Tüm farklılıklara rağmen anlaşmayı başarıyorlar, aralarında bir arkadaşlık yeşeriyor. Yunjae’in sakin tavırları Gon’un sinirli tavırlarını bastırmaya yetiyor. Yunjae Gon’un her duyguyu zirvesinde yaşayan biri olduğunu gördükten sonra onun kendisine bu konuda yardımcı olabileceğini düşünüyor. Yunjae hayatını yeni insanlara açmaya başlayınca -okuldaki bir kız dahil- içinde bir şeyler değişiyor. Gon kendi hayatını tehlikeye attığında konfor alanından çıkıp onu kurtaran da Yunjae oluyor. Özellikle ben bu bölümleri okurken çok heyecanlandım. Kitap çok güzeldi, kesinlikle öneriyorum. Özellikle duygusal ve hayatın içinden olan şeyleri okumayı
1000Kitap
AlmondWon-pyung Sohn · HarperVia · 20203,777 okunma
Son Olimposlu
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 18:41
Percy Jackson serisinin en sevdiğim kitabı olabilir. Cidden, şaka yok. Her güzel şeyin bir sonu olduğunu bu kitapla tekrar görmüştüm. Ha bunun yanında Labirent Savaşını da çok seviyorum o ayrı konu ama... Yine de okurken çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Özellikle kitabın içerdiği o kadar çok anlamlı söz var ki birkaç saniye durup düşünüyorsunuz. Şimdi tekrar karşıma çıktı ve neden geri dönüp bakabileceğim bir inceleme yazmıyorum diye düşündüm. Eğer seriyi okumadıysanız zaten okumanızı tavsiye ediyorum. Ama yine de bu kitap her serinin son kitabında olduğu gibi içinizde garip bir hüzün, mutluluk karışımı bir duygu hissettiriyor. Percy Jackson’ın maceraları bu kitapla bitmiyor yine de o yüzden mutluyum. Sadece bazen bu kitabı okuduğum zamana geri dönsem diyorum. Çok güzel zamanlardı ve tek yaptığım da tüm gün kitap okumaktı. Şimdi o kadar vakit ayırmamam gerçeği de beni üzüyor olabilir. Velhasıl kelam, seri çok güzel. Harry Potter’ı da sevsem de Percy Jackson ve Olimposlular’ın yeri bende ayrı.
Roman
Son OlimposluRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20175,3bin okunma
Kuroko’nun Basketbolu 1. Cilt
9/10
·200 syf.··
2021 3. kitabı
Ben çok fazla manga okuyup anime izleyen bir insan değilim, fakat bu aralar arkadaşlarımın da önerileriyle izlemeye başladım. Pişman değilim açıkçası. Serinin konusu benim için çok ilgi çekiciydi ve gördüğümde almak istedim. Sporla ilgili olması dikkatimi çekmesinin bir numaralı nedeni olabilir. Basketbol oynamama rağmen sıkılmadım, karakterler gerçekten güzel kişilikler ve olay örgüsüne kapılıp gidiyorsunuz. Kısacası Seirin Lisesi’nde geçen olaylardan bahsediliyor. Kurulan yeni basketbol takımı ve oyuncuları. Kuroko hele çok farklı bir kişilik. Özellikle de saha içinde. Spordan hoşlanıyorsanız veya basketbol seviyorsanız bakabilirsiniz. Okumaya devam edeceğim.
1000Kitap
Kuroko'nun Basketbolu - Cilt 1Tadatoshi Fujimaki · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2017135 okunma