Odysseia'yı pek tabii, Robert Fitzgerald'ın çok etkileyici bir şekilde, 'karısını seven ve ona kavuşmak isteyen bir adam hakkında'10 bir eser olarak tanımladığı gibi okuyabiliriz.
10 Homer, the Odyssey, İngilizceye çeviren: Robert Fitzgerald, garden City and New York: Doubleday Anchor, 1963, s. 497.
“Homeros'un Tanrılaştırılması olarak da bilinen bu eser, Antik Yunan'ın ünlü şairini mitolojik figür Zafer tarafından defne yapraklarıyla taçlandırılmış bir tanrı olarak tasvir eder. Ayaklarının dibindeki iki kadın, Homeros'un büyük destansı eserleri İlyada ve Odysseia'yı temsil eder.”
1001 Paintings Must See Before You Die s.392
“Also known as Homer Deified, this work shows Ancient Greece's famous poet as a god, being crowned with laurels by the mythological figure, Victory. Two women at his feet represent Homer's great epic works, The Iliad and The Odyssey.”
Aşka geldim yine, kusura bakmayın. Fakat yemin ederim ki tek neşe kaynağım bu kadın ve kitapları (+ Latince-Yunanca çeviri yapmak). İnanılmaz biri ve adının geçtiği her proje de tıpkı onun gibi
Lafı hiç uzatmadan konuya geçelim. Güzellik ile ahlak arasındaki bağların kopması durumunda, insanın içine düşeceği uçurumun derinliği öngörülemez. Donna Tartt’ın "Gizli Tarih"i, bu kopuşun
Yolculuklar her zaman için sıkıntı ve engellerle doludur. Bir karakteri yaratan asıl unsur, kişinin karşılaştığı zorlukların üstesinden nasıl geldiğidir. Homeros'un "Odyssia"sında
İnsanlar bu kitabı ne yönden rahatsız edici buluyor anlamıyorum. Böylesine nadide el yazmaları ortaya çıkarıldığı ve hâlâ daha var olduğu için minnettar olmalıyız. Her neyse, bu kitap için iki adet