Değişime açık olmamak, kendimizi karanlık bir odaya kilitleyip, sonra da ışığın varlığını inkâr etmek gibidir. Ancak, ışık her yerdedir ve karanlık sadece kendimizi hapsettiğimiz o odadadır. Bu durumda yapabileceğimiz en güzel şey,duaların gücüne inanmak ve "Allah'ım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul edebilmem için huzur, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmem için cesaret ve aralarındaki farkı anlayabilmem için akıl ver" diyebilmektir.
Gören,artık benim gözlerim ve benim gözlerimin bakışı bütün dünyayı güzelliğe gark ediyor.Duyan,benim kulaklarım ve benim kulaklarımla duyabilmek,dünyadaki bütün sesleri tatlı namelerle süslüyor.Düşünen,artık benim aklım ve hakikatler artık benim düşündüklerimle aydınlanacak.Artık kendi arzumla seçiyorum ve artık arzumla seçtiğim şeylere hürmet ve sevgi duyacağım.