2025'i Buzdolabı Vatandaşları ile karşılamıştım şimdi ise Gastronomi Şövalyesi ile kapatıyorum. İlk iki kitabı yeni bir tarzın heyecanıyla bir solukta bitirirken bu kitabın ise hemen bitmesini istemediğim için ağırdan aldım. Yazarımızın kalemine aşina olsam da bu eserinde de bizi farklı tatlar bekliyor. Kitabın içeriğine gelecek olursak bir krallığın ve neferlerinin kıtlağa ve açlığa karşı direnişini görüyoruz. Ama öyle oldubittiyle değil nakış gibi işlenerek. İlk sayfadaki önemsiz gibi görünen bir detayın son sayfalara kadar bize eşlik etmesinden bunu anlayabiliriz. Eserin sevdiğim ikinci yanı ise her karakterin bir hikâyesi olması ve sayfalarda buna ustalıkla değinilmesi. Sahnede herkes var ve onlardan öğrenilecek bir çok şey. Alıntı cümlelerden ziyade pasajlar ön plandaydı benim için. Tekrar tekrar okuyup üzerine düşündüğüm birçok yer mevcuttu. Özellikle Ray ile Kekik'in tadına doyum olmaz cinsten diyalogları... İlk bölümden son bölüme kadar heyecanımı ve merakımı taze tutan yazarımıza teşekkürler Emre Turan
Sırf ön sözü için bile alınıp okunacak bir eser...
Kitap okumayı seven ve hakkını vermek isteyen biri olarak bir kitabın neredeyse bütün sayfalarını okuyup incelerim ön söz okumayı da bu yüzden severim. Kitabı daha iyi anlayıp özümseyeceğimi düşünürüm ve çoğu kez de öyle olur. Bu kitabın ön sözü de fikrimi doğrulayan cinstendi.Uzunca esler vererek okumaya başladığım ve bunu yaparken de sıkılmadığım aksine keyif aldığım bir okuma süreci oldu. Çünkü yazarın kalemi sizde bir yerlere dokunup gözünü açabiliyor veya daha önce içinizden geçirdiğiniz şeyleri etkileyici üslubuyla dile getiriyor.
İlk kitaba Buzdolabı Vatandaşları epey bir yükselmiş olmam ikinci kitabı gölgede bırakır diye endişe etmiştim ama öyle olmadı. Hangisini daha çok beğendiğime karar veremiyorum desem yeridir fakat bu eserin içinde beş farklı öykü olduğu için birden fazla kitap okumuş gibi olabilirsiniz çünkü öykü olmasına rağmen o kadar yoğun bir anlatımı var ki bu da kitabın daha hacimli görünmesini sağlıyor. Yani ön yargılarıma rağmen bu eser kalbimi daha çok çaldı. Alışkanlıkları dışına pek de çıkmayan birisi olarak kendine özgü eseri okumak benim için tadı damağımda kalan bir deneyimdi. Belki de alışılmışın dışında olması beni bu kadar heyecanlandırdı.
Gastronominin yeme içmeden ibaret olmadığını ve tek bir alana hitap etmeyen birçok dal ile etkileşim içinde olan bir dal olduğunu okurken altını çizdiğiniz/çizeceğiniz her cümlenin hayatımızın diğer alanlarına da uyarlanabiceğini fark ettiğinizde anlayacaksınız. Elinize sağlık Emre Turan