“Ey benim gülen yüzüm, sevgilim,
Senin güzelliğin dünyaya dedikodudur.
Bu ne güzellik, bu ne yüz, bu ne güldür?
Acaba saçın amberi görüp misk kokulu mu olmuş?
Bu ne saç, bu ne kâkül, bu ne zülüftür?
Aklım saçının kokusuyla doludur,
Bu ne güzel koku, bu ne ıtır, bu ne hoştur.
Gözyaşı dalgalarım taşıp başımdan aştı,
Bu ne deniz, bu ne ırmak, bu ne nehirdir.
Muhibbî ansızın divane oldu,
Bu ne aşk, bu ne dert, bu ne huydur.”