Pınar

spoi icerir
8/10
·352 syf.··
2024 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2024 14:52
Gülseren Buğdaycıoğlu'nun okuduğum bu ikinci kitabı olan camdaki kız eseri aynı Kral Kaybedersedeki gibi yine orijinal bir senaryo ile beraber akıcı bir kitaptı. Bir solukta okudum. Kitabın başında yoğun merak duygusu hakimken son 50 sayfada hayal kırıklığına uğradım Nalan'ın yeni hayatına dair daha güzel detaylar verilebilirdi ya da babası daha güzel bir şekilde işlenebilirdi. En çok da Nalan'ın başkasıyla evlenmesini isterdim. Ama genel olarak güzel bir romandı psikolojiye ilgisi olanlara öneririm . Bir zamanlar dizisiyle de gündeme gelen bu kitapta topluma göre bir günahla dünyaya gelen Nalan'ın anneannesinin yanında bol imkanlarla ama bir o kadar sevgisizlikle büyütüldüğü sürekli suçlandığı hayattan uzaklaştırıldığı işlenmekte. Büyüyüp genç kız olduğunda da anneannesi ve dedesinin uygun gördüğü kişi ile evlenip herkesin uzaktan baktığında özeneceği bir hayata sahip olup ama bir o kadar da kocası Sedatla guzel bir iliskisi olmamistir. Ona deli gibi aşık olan şoförü Hayrı ile yaşadığı Yasak Aşk onun tüm bu sevgi ihtiyacını karşılayan aynı zamanda ona büyük bedeller ödetmiştir. Hayri de toplumun fakir kesiminden gelen hayatı boyunca aşağılık kompleksiyle kadınları elde etmekle kendini kanıtlama çabasına giren evli ve 3 çocuk babası erkektir. Hayri'nin bu doyumsuzluğu sonunda kendi canına mal olmuştur. Aslında verilmek istenen mesajda Hayrinin Nalan ile olduktan sonra kendini her ne kadar topluma karşı kanıtlamış hissetse de özünde hissettiği varoşluk hissini aşamaması, insanın kendi kader motifini İlmek ilmek tekrar sürdürme çabası ve ona sadık kalmaya bilinçdısının etkisi gösterilmektedir. Hayri kader motifine yenilip onu kabul etmişti ama Nalan Hayri'nin ölümünden sonra geçmişindeki her şeyle barışıp kendine dayattığı gerçek zannettiği şeylerden vazgeçip ilk
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dostoyevski'nin idolü Gogol
Puan vermedi·224 syf.··
2024 22. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 13:04
Dostoyevskinin kitaplarında bolca Gogola atıf yapıldığı için okumaya başlamıştım. Asla benim tarzım olmaya bir şekilde yazılmış öyküler. Aşırı absürt ve olağanüstü. Tamamen kurgusal ve bir o kadar da saçma geldi. özellikle sonlara doğru kitabı çok zor okudum. Öykülerde Petersburg'da yaşanan ilginç olaylar anlatılıyor. Kitapta surekli makam farkinin insanlarin hayatini ne denli etkiledigi gosterilmekte. Özellikle de buna en buyuk sebebin devlet duzensizliginin neden oldugu görülmekte. Zengin ve fakirlerin hayatindaki ucurum gozler onune serilmekte. En çok portre hikayesini beğendim.Etkileyici denebilir. Burun'da da bolca güldüğümu söyleyebılırım. Eğer edebiyatla çok ilgilenmiyorsanız okumanızı önermem. Özetler: Neva bulvarında biri ressam diğeri subay iki arkadaş ve onların âşık oldukları iki kadın üzerinden hayatlarının nasıl mahvoldugunu anlatıyor. Ayrıca ekleyebilirim ki Gogolda da Nietsche kadar olmasa da kadın düşmanlığı öykülerinde hissediliyor. Ayrıca hepsinde bariz bi sınıf çatışması var. Dönemin siyasi düzensizliği kitapta geniş yer almış. Burunda da hatri sayılır derecede saygıdeğer bir memurun burnunun yüzünü terk edip kendi hayatına devam etmesini anlatır. Burun, makam ve mevkinin getirdiği saygınlığın bir simgesidir ki öykünün kahramanı Kovalev, burnunu kaybettikten sonra saygınlığını yitirdiğini, sadece memurluğunun kaldığını düşünür. Bu yüzden burnunu yakalamanın peşine düşer. Portrede ise gizemli bir portrenin, insanlara hırs aşılayarak onların huylarının değişmesine ve adeta lanetlenmelerine neden olmasını anlatıyor. En sonunda yakılarak bu portrenin lanetinden kurtulunur. Paltoda fakir bir memurun kendisine alay konusu olan paltosunu tamir ettiremeyecegini anlayınca yenisini almasıyla başlıyor. Binbir zorlukla aldığı, dostlarının paltoyu
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma
Hayal kırıklığı
2/10
·264 syf.··
2024 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 22:02
Esra Ezmecinin birçok kitabını okuyan biri olarak şunu rahatlıkla diyebilirim kitabın yazarın ilk kitabı olduğu çok bariz. Kurgu çok zayıf ve konusu da saçmaydı açıkçası kitapta tek beğendiğim kısım güzel sözlerin bulunmasıydı. Özetlemek gerekirse bir psikoloğun hayatını anlatıyor. Kendisi ve çevresindeki insanların travmaları nedenleri ve bunların nasıl onları etkilediği söz konusu. Psikolojik bir çalışma için grup terapisi yapıyor gibi gözükse de aslında mesleğini ihlal edip kendi için çevresindeki insanların hayatını mahveden insanları seneler sonra bir araya toplayıp kendi kafasında oluşturduğu soru işaretlerini yanıtlamaya çalışan normal gibi gözüken ama özünde çoklu kişilik bozukluğuna sahip psikologun grup terapisi serüvenini anlatıyor. Kitabın yarattığı algı da toplum açısından çok sıkıntılı. Herkesin hataları mevcut evet ama bunlar öyle basit hatalar değil, yanlış demek daha doğru olur bunlara. Kitapta da herkes özünde yaptığı kötülükleri geçmişi, çocukluğunda yaşadığı travmalar sayesinde yapıyor imajı veriliyor. Özellikle kitabın sonunda psikolog olan Ezgi'nin annesini öldürmek için (sırf geçmişinde ona iyi davranmadığı için) yaptığı hareketler hatta kendine çoklu kişilik bozukluğu tanısı verdirmesi dehşete düşürdü açıkçası. Yani bi kitabın sonu ancak bu kadar saçma ve alakasız bitirilebilirdi hiç beğenmedim. Yazarın diğer kitapları çok güzel psikolojik tahlilleri içeriyordu bu yüzden çok heyecanla başlamıştım kitaba açıkçası hayal kırıklığına uğrattı.
Süt LekesiEsra Ezmeci · Destek Yayınları · 20204,291 okunma
Bildiklerini hatırlamak..
6/10
·296 syf.··
2024 20. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 17:07
Bircan Yıldırım sosyal medyada ritüelleri ile ünlenmiş popülaritesi yüksek biri. Biraz önyargı ile yaklaşsam da kitap okunabilecek bir eser. Kitabı okurken bir yerden anımsıyor gibi hissettim. Kaynakçasına göz atınca daha önceden "iyi hissetmek" kitabını okuduğum için ve ikisi de de bolca bilişsel davranışsal terapiden bahsedildiği için ortak bir paydaya alınabileceğini söyleyebilirim. Ayrıca nefes egzersizleriyle de kitabın son kısmı taçlandırılmış. Bazı nefes egzersizlerini hayatımda kullanmak için not aldı. Eğer siz de psikoloji ve kişisel gelişim alanına meraklıysanız okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca dili çok basit açıkçası bu kadar basit ve halk ağzı ile yazılması rahatsız etmedi değil. Özellikle bölümlerin sonunda " demi Ayşe abla , de mi Mehmet abi artık sende o yüzden bunu yapma" tarzındaki kalıpları oldukça basitleştirilmiş. Elbet bunu sohbet tarzında görüp sevmiş olanlar da olacaktır.
Duygusal ZekaBircan Yıldırım · Destek Yayınları · 2022735 okunma
Acımak..
5/10
·184 syf.··
2024 19. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2024 17:58
Yaşlı, yoksul bir katip olan Makar ile öksüz veremli genç kız olan Varvara'nın mektuplaşmaya dayanan aşkını anlatıyor roman. Rusyadaki halkın 1840lı yıllarındaki fakirliği kitabın atmosferine iyice işlenmiş. En son bu kadar yoksulluğun yoğun anlatımını Knut Hamsunun "açlık" romanında hissetmiştim. Aynı zamanda uzaktan akraba olan bu iki yoksulun aşkı birbirlerine acımaya , merhamete dayanıyor. Yeri geliyor mektupları baskalarının eline geçiyor alay konusu oluyorlar. Ama bu mektuplasma bu iki mazlumun yasam amacı haline geliyor. Romanın sonunda Varvara zengin olarak anılan ancak bir o kadar da kaba ,gaddarlığı ile tanınan bir adamla evleniyor. Her ne kadar İhtiyar Makar başlarda düğün hazırlıklarına yardım etse de düğünden bir gece önce yazdığı mektupla Varvarayı kararından döndürmeye çalıştığı mektupla kitap sonlanıyor. Kitabın önsözünde Dostoyevskinin ilk eseri olan "Insancıklar"ın ilk yayınlandığında eleştirmenler tarafından fazla şişirildiği. Yazarın sonraki kitaplarının ise kıskançlık nedenli yerildiği ve yıllar sonra değerinin anlaşıldığından bahsediliyor. Açıkçası ben de çok etkilenmedim kitaptan ama o dönemki Rusyanın sosyolojik açıdan incelenmesi bakımından güzel bir eser. Ayrıca bolca da Gogol'un eserlerine atıfta bulunulmuş. Bu da şahsımda oldukça merak uyandırdı. Bir sonraki okuyacağım eseri belirlemiş oldu. İyi okumalar..
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma