Onun ruhunda da, tıpkı bende olduğu gibi, acı veren, toplanıp olgunlaşan ve şimdi bir çıkış yolu arayan bir şey vardı. Bu şey onu dehşete düşürüyordu. Tutkun olduğu şeyi, vurulmuşluğunu kendisine acı acı hem itiraf etmek istiyor, hem de istemiyordu.
İşte sanat böyle bir şey!
"Ama Danyar'ın türküleri ruhumu alt-üst etmişti. Rüyadaymış gibi yürüyor ve dünyaya, ilk defa görüyormuşum gibi şaşkın gözlerle bakıyordum."