Ben Robot İthaki'nin bilimkurgu klasikleri serisinde okuduğum 15. kitap oldu. Isaac Asimov'un bundan önce birkaç kısa öyküsünü okumuştum, bilimkurgunun üç büyük üstadından biri olarak addedilen yazarın yakın zamanda yeni baskıları ile okumayı planladığım Vakıf Serisi için uygun bir geçiş olacağını düşündüğümden bu kitabına öncelik verdim.
Eser toplamda 9 kısa öykünün toplamından oluşuyor ki, farklı zamanlarda yazılmış olmalarına karşın bu öyküler robotların gelişimi konusunda kronolojik bir bütünlük içinde, birbirinin devamı şeklinde sunuluyor. Öyle ki ilk öyküde dilsiz bir dadı rolüne sahip bir robottan, sonraki öykülerle olağanüstü yeteneklere sahip, hatta sahip oldukları büyük veri işleme kapasitesi ile insanlığın geleceğini öngörme ve kurgulama yetkinliğine sahip varlıklar haline gelmelerine şahit oluyoruz.
Isaac Asimov robotlara ilişkin eserlerini kendisinin belirlediği, 3 temel kanun çerçevesinde kurguluyor. Bunlar;
"1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onların zarar gelmesine göz yumamaz.
2. Robotlar, Birinci Kanunla çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere uymak zorundadır.
3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanunla çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır."
Kitaptaki kısa öykülerin neredeyse tümü bu kanunların önceliği konusunda bir şekilde ikileme düşen, aklı karışan ya da ilk kanunun son derece baskın önceliği sebebiyle, sıra dışı koşullarda beklenmedik tepkiler veren robotlarla ilişkili olarak yazılmış.
Kitap sade bir dille kaleme alındığından ve olaylar açık bir şekilde işlendiğinden, bilim kurguya aşina olmayanlar için akıcı ve keyifli bir başlangıç olabileceğini düşünüyorum. Kitapta, varlığını sorgulayan peygamber kompleksli robotun öyküsü ile, kaybolması emredilince kendini aynı model robotların
"Kendinize bir bakın" dedi sonunda. "Küçümsemek istemiyorum ama lütfen gidin bir bakın kendinize! Yumuşak ve gevşek bir maddeden üretilmişsiniz, güçsüz ve dayanıksızsınız, ihtiyacınız olan enerjiyi, organik maddeleri verimsiz yöntemlerle okside ederek kazanıyorsunuz. Mesela şöyle..." Kınayan bir tavırla Donovan'ın sandviçinden geri kalanları gösterdi. "Düzenli aralıklarla komaya giriyorsunuz ve sıcaklık, hava basıncı, nem ya da radyasyon yoğunluğundaki en ufak değişim, etkinliğinize darbe vuruyor. Derme çatma varlıklarsınız."
Bana bir amaç, yapacak bir şeyler verdi.
Hiçbir şey sizi birilerinin öldürmek istemesi kadar yaşama bağlayıcı olamaz. Onu bulacaktım, nedenini anlayacaktım ve onu durduracaktım.