Bu kitabın benim üzerimde bıraktığı etkiden ne zaman kurtulurum bilmiyorum, o yüzden biraz geç yazıyorum bu yazıyı ama şunu belirtiyim, kitapta ele alınan hayatla şu anda yaşadığımız hayat arasında pek bir farkı var denilemez. Sadece başka bir versiyonunu yaşıyoruz biz. Hayatınızın sürüp gittiği yaşadığınız ya da yaşamayı beklediğiniz bir çok duygu (tüm duygular) desek daha doğru olacaktır ve hepsi bu kitapta gerçekten. Victor Hugo toplumu ve yaşadığı tüm sefillikleri, adaletsizlikleri, çatışmaları,çileleri...
Neyse ben burda derin bir soluk alıyorum ve gerisini yazara bırakıyorum;
Okuyucunun şu an elinde tuttuğu kitap tüm ayrıntılarıyla bir bütün olarak ele alındığında kesintileri, istisnaları, bezginlikleri ne olursa olsun, başından sonuna kadar kötülükten iyiliğe, adaletsizlikten adalete, yanlıştan doğruya, geceden gündüze, tutkudan vicdana, çürümeden yaşama, sorumsuzluktan göreve, cehennemden cennete, hiçlikten Tanrı'ya doğru yürümektedir. Çıkış noktası madde, varış noktası ruhtur. Başta ejderha, sonunda melek.
O yüzden okumaya değer bir kitap ve ben doğru bir zaman diliminde okuduğumu düşünüyorum. Son olarak sayfa sayısı gözünüzü hiç korkutmasın önemli olan -başlamak- nasıl bitirdiğinize siz de şaşıracaksınız. Kitabın ön sözünde geçtiği gibi yeryüzünde cehalet ve yoksulluk hüküm sürdükçe, böyle kitaplar yararlı olmayı sürdüreceklerdir.