"Sanatçının sanata en yakın olduğu an, sistemle çatıştığı andır. Sanatçının sanatla özdeşleştiği, sanat olduğu an ise, kendi iç sistemiyle, kendisiyle çatıştığı andır." diyor Muzaffer Oruçoğlu.
Ama bunlar şimdi yaşadıklarından çok farklıydı; böylesi ile ilk kez karşılaşıyorlardı. Bıyıkları terleyeli kaç yıl olmuştu ki; hepsi gencecikti. Büyük olan sadece düşleriydi.