hsynyrs

hsynyrs

, bir kitabı okumaya başladı
Muhyiddin İbn Arabi
8/10 · 5 okunma
Reklam
Puan vermedi·72 syf.··
2026 3. kitabı
·
136 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 18:56
“Klasik İslam edebiyatında şairler doğadan aldıkları motifleri bir soyutlama yaparak, insan psikolojisinin en yüce hali olan aşka ulaşırlar. Aşk aracılığıyla fizikötesi aleme nüfuz ederler. Orada Varlığın birliği görüşüne, Tanrı aşkında yok olmaya ve ebedi olarak Tanrı aşkında dirilmeye ulaşırlar." Kitabı tercüme eden Mahmut Kanık sözleridir. İbn Arabi hazretleri (Allah ona rahmet etsin) Tercümânü’l-Eşvâk ( Arzuların tercümanı) kitabına başlamadan önce başına gelen bir rivayet anlatır; “Ka’be’yi tavaf ederken başıma gelen çok ilginç bir öyküsü oldu bunun: Bir gece Ka’be’nin etrafında tavaf ediyordum. Vaktim güzel geçiyordu. Birden bana bir hâl oldu, titremeye başladım. Bu hâli bilirdim. Bu nedenle, tavaf yerinden çıktım, çünkü orada bir hayli kalabalık insan vardı. Bu kez kumlar üzerinde tavaf etmeye başladım. Tam o sırada bir ilham sağanağına yakalandım ve şiir söylemeye başladım.” İbn arabi okuyucunun şiirlerinde geçen betimlemeleri kalben yanlis anlamaması için uyarıyor; “Eğer nefisleri çabucak ve kolayca kötülüğe kayan ve zayıf, hasta ruhlu, bozuk, kötü düşünceli, namus duygusu körelmiş insanlar mevcut olmasaydı, Allah’ın yaratılış sırasında ona bağışladığı fizikî ve ruhî güzellikleri, ahlâk ve huy güzelliklerini bir bir açıklardım.” Ve devamında diyor ki; “Öyleyse ey okuyucu, zâhirine bakıp da sakın aldanma Zorla kendini; çalış çokça, bâtınını ara, sırları yakala”
Arzuların TercümanıMuhyiddin İbn Arabi · İz Yayıncılık · 2017331 okunma

hsynyrs

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.··
136 günde okudu
·
2026 3. kitabı
Muhyiddin İbn Arabi
8.1/10 · 331 okunma
“İçimden bir ses ‘hâl dili’yle şöyle seslendi bana: “Ulaşabileceğin şeyi temenni et!” diyor o güzel sana, Sana duyduğum sevgi tamdır içtendir ey gönlümün son umudu, Sana duyduğum sevgiden ötürü gönlüm dert sahibi oldu, Sen ne yücesin ey sevgili! Ey kalbimin üzerine doğan dolunay Ey doğduktan sonra hiç batmayan dolunay.. Canım sana feda olsun ey güzellikte ve büyüklükte eşsiz sevgili, Ey güzeller arasında eşi benzeri dengi bulunmayan sevgili Bahçelerin çiy taneleriyle ıslanmış güllerin kırmızı kırmızı, Herkes âşık olmuş güzelliğine, âşıklar sende tadıyor aşkı, Çiçeklerin rengârenk gülümsüyor dalların taptaze, Eğiliyor ruhlar onların eğildiği yere, Zarifliğin insanı baştan çıkarıyor bakışların ok gibi, Saldırıyor üstüme o oklarla donanmış bir karabelâ süvari”
“Ey Zatü’l-Gadâ’da Ban ağaçları üzerine konan güvercinler, Bana verdiğiniz acılardan içim nasıl daralıyor, Kim dayanabilir bunca aşk acısına? Kim içebilir kaderin acı şerbetini varıncaya kadar son damlasına? Bakmayın böyle konuştuğuma; acımdan, kederimden içimdeki ateşten konuşuyorum Ah! Beni böyle hasta eden keşke hemşirem olsa da baksa bana, Oysa eğlenerek geçti gitti kapımın önünden dönüp bakmadı bile, Köşelere gizlenerek yüzünü örterek başka tarafa bakarak geçti gitti, Yüzünü örtmesi bana hiç bir zarar vermez, Ama başka yana bakması yok mu işte beni mahv eden bu.”
Reklam