Dili batıla dalmaktan ve onu konuşmaktan, gözü avret yerlerine ve şehvetle bakmaktan, kulağı sağır dinlemek ve ayıpları araştırmaktan korumak Müslüman’a farzdır.
Hayânın en güzeli, Allah için yapılanıdır. Onun rızkından yer, havasını tenefüs eder, arzu üstünde gezer, göğün altında barınırız. Küçük bir iyiliğe karşı nankörlük etmek insanın üzerken, beşikten mezara nimetleri içinde yüzdüğümüz, bize ebedi bir hayata hazırlayan Allahu Teala’ya karşı nankörlük etmekten ürpermeyelim mi?
Hazreti peygamber şöyle buyurur; “İnsanların övgüsünü kazanmak gayesiyle laf etmeyi öğrenenin, Allah Teala kıyamet gününde farz ve sünnet ibadetlerini kabul etmez.”
“Ey yıldızları gözetleyen! Gel nedîmim ol,dostum ol benim
Ey şimşeklerin uyanık bıraktığı! Gel semirim ol,gece yoldaşım ol benim
Ey geceleri uyuyan gâfil! Ne güzel karşılıyorsun uykuyu böyle
Ölüm gelmeden daha sermişsin sen postu kabirlere
Eğer sevmiş olsaydın sen de saf temiz güzel bir kadını
Kavuşurdun nice nimetlere, gark olurdun nice sevinçlere, ererdin mutluluğa..”