Hatice ℘ ֶָ֢⋆

Hatice ℘ ֶָ֢⋆
İngiliz Dili ve Edebiyatı
1705 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Geçici ileti
Tekrar paylaşımları akıştan ayırmanın manası nedir? 1000Kitap1000Kitap Görmek istemeyen kapatabiliyor ya zaten!.. Onları ayrı sekmede toplaman güzel olmuş da, akıştan almak olmamış hiç! Ayrı sekmede görmek istersek bakarız tamam; en azından profil akışında görünürlüğü olabilirdi. İstemezsek kendimiz taşısaydık mesela.. Aynen arşivlediğimizde profilden de akıştan da kalktığı gibi "tekrar paylaşım sekmesine taşı" seçeneği koyabilirdiniz. Bir değerlendirin derim.. 🙄 1000Kitap Destek1000Kitap Destek
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Edward Hopper ~ Otomat (1927) Tablosu
Otomat (1927), yalnız başına oturmuş kahve içen bir kadını resmeder. Vakit gecedir, kadının üzerindeki mantodan ve şapkadan anlaşıldığı üzere dışarıda hava soğuktur. Görünüşe bakılırsa oda geniştir, boştur ve iyi aydınlatılmıştır. Dekor tamamen işlevseldir: mermer kaplı bir masa, sağlam görünen, siyah tahta sandalyeler ve beyaz duvarlar. Kadının yüzünde içedönük, biraz da korkmuş bir ifade vardır, böyle yerlerde oturmaya alışkın değildir sanki. Belli ki o masaya oturmadan önce yaşamında bir şeyler ters gitmiştir. Kadın her şeyden habersizdir ya, yine de farkında olmadan resme bakan kişiyi öyküler yazmaya davet eder, onun geçmişiyle ilgili ihanet ya da kaybediş öyküleri. Kahve fincanını dudaklarına götürürken elinin titremesini engellemeye çalışır. Saat gecenin on biridir, aylardan şubattır, yer Kuzey Amerika'da bir şehirdir. Otomat, hüznün resmidir ancak hüzünlü bir resim değildir. İyi bir melankolik şarkının gücünü taşır. Eşyalar sert hatlıdır, evet, ama mekân tümüyle mutsuzluk taşıyan bir mekân değildir. Salonda başka yalnız insanlar da vardır; tek başına oturmuş, tıpkı resimdeki kadın gibi düşüncelere dalmış, toplumdan soyutlanmış halde kahvesini yudumlayan kadınlar ve erkekler. Toplumdan kopmuşluk, hepsinde ortak olan duygudur ve bu ortaklık insana yalnız olanın sadece kendisi olmadığını anımsatır. Hopper resimdeki kadının tek başınalığıyla özdeşleşmeye davet eder bizi. Resimdeki kadın onurludur, kendinden çok başkalarını düşünür; fakat başkalarına fazlaca güvenir, biraz nahif bir hali vardır sanki. Bedeni, yaşamın sert bir köşesine çarpmıştır. Hopper bizi onun yerine koyar; bizi dışarıda yaşayanların yanına, evdekilerin karşısına yerleştirir.. Görmek ve Fark EtmekGörmek ve Fark Etmek Alain de BottonAlain de Botton
Edebiyat
~ Hafıza » Koku » Tat ve Anılar ~
🎩💫🍁💫🎩💫🍁💫🎩💫🍁💫🎩💫🍁💫🎩 .. belki de bunca zaman hafızanın dışında terk edilmiş olan hatıralardan geriye hiçbir şey kalmadığı, her şey dağıldığı için, şekiller (...) ortadan kalkmış, ya da uyuşukluktan, bilince ulaşmalarını sağlayacak genişleme gücünü bulamamışlardı. Ne var ki, uzak bir geçmişten geriye hiçbir şey kalmadığında, insanlar öldükten, nesneler yok olduktan sonra, bir tek, onlardan daha kırılgan, ama daha uzun ömürlü, daha maddeden yoksun, daha sürekli, daha sadık olan koku ve tat, daha çok uzun bir süre, ruhlar gibi diğer her şeyin yıkıntısı üzerinde hatırlamaya, beklemeye, ummaya, neredeyse elle tutulamayan damlacıklarının üstünde, bükülmeden hatıranın devasa yapısını taşımaya devam ederler. Halamın ıhlamura batırıp bana verdiği bir parça madlenin tadını tanır tanımaz (bu hatıranın beni niçin bu kadar mutlu ettiğini henüz bilmediğim ve bunu keşfetmeyi çok daha sonraya erteleyeceğim halde), Léonie Hala'mın odasının bulunduğu, sokağa bakan eski gri ev, bir tiyatro dekoru gibi gelip annemler için yapılmış olan, arkadaki bahçeye bakan küçük eve (o âna kadar gördüğüm tek kesite) eklendi; evle birlikte, sabahtan akşama, her mevsimde kent, öğle yemeğinden önce beni gönderdikleri Meydan, alışveriş yaptığım sokaklar ve hava güzel olduğunda yürüdüğümüz yollar da görüntüde yerlerini aldılar. Ve tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kâseye attıkları silik kâğıt parçalarının suya girer girmez. Çözülüp şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swann'ın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne Nehri'nin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Combray ve civarı şekillenip hacim kazandı, bahçeleriyle bütün kent çay fincanımdan
Altıncı Bölümden Notlar ~ Nasıl İyi Bir Arkadaş Olabiliriz? ~
🏵💫🎩🏵💫🎩🏵💫🎩🏵💫🎩🏵💫🎩💫🏵 "Arkadaşlığı hor görenler... dünyadaki en iyi arkadaşlar olabilirler" demişti Proust. Bunun nedeni, belki de bu insanların arkadaşlık bağına çok daha gerçekçi beklentilerle yaklaşmalarıdır. Onlar, uzun uzadıya kendilerinden söz etmezler; bu konunun önemsiz olduğunu düşündüklerinden değil, tam tersine onun, konuşma denilen rasgele, oradan oraya atlayan ve tümüyle yüzeysel bir iletişim aracına emanet edilmeyecek kadar önemli olduğunu düşündüklerinden. Onlar, yanıt vermek yerine soru sormaktan gocunmaz, arkadaşlığı başkalarına söylev vermek olarak değil, birilerinden bir şeyler öğrenmek olarak görürler. Dahası, başkalarının duyarlılıklarını anlayışla karşıladıkları için, belli oranda sahte sevecenliği bir gereklilik olarak kabul eder, yaşlanmakta olan eski bir saray kadınının dış görünüşünü biraz renklendirerek yorumlayabilir, iyi niyetle kaleme alınmış çok kötü şiirlere olumlu eleştiriler yazabilirler. Hakikatin ve sevginin aynı anda peşinden gitmek yerine, bu ikisi arasındaki zıtlığı değerlendirir, projelerini ikiye ayırır, krizantemler ile roman arasında, Laure Hayman ile Odet te de Crècy arasında, gönderilen mektup ile yazılması gereken ama gönderilmeyen mektup arasında akıllıca bir ayrım gözetirler.. Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir?Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir? Alain de BottonAlain de Botton 🏵💫🎩🏵💫🎩🏵💫🎩🏵💫🎩🏵💫🎩💫🏵
Edebiyat
Aklımda tek bir soru: NEDEN?.. 1000Kitap1000Kitap 🥲
Duygu ve Düşünce