Halbuki Atatürk, bir diktatör değildi. Bir inkılâpçı devlet kurucusu idi ve o, hiçbir vakit, “Ben böyle istiyorum; böyle olacak!” demedi. “Millet böyle istiyor, böyle yapacağız!” dedi. Onun için, ne Türkiye Cumhuriyeti, ne ondan evvelki “Büyük Millet Meclisi Hükûmeti” devrinde, hiçbir inkılâp olmadı ki, bir meclisin tasvip ve tasdikinden geçmemiş ve hayata tatbik edilmezden evvel bir kanuniyet şekli almamış bulunsun.