Muaz b. Cebel o büyük insan, tarlada bahçede çok çalıştığı için elleri nasırlaşmıştır. Bir gün Efendimiz'in (sav) huzuruna geldiğinde, Efendimiz (sav) ellerini uzatmış ama Muaz ellerini O'na doğru uzatmakta biraz tereddüt etmiştir. Efendimiz (sav) bu tereddütünün sebebini sorunca; "Ya Resulullah! Tarla bahçe işlerinde çalışmaktan ellerim nasır tuttu. Sizin ellerinizi incitmek istemediğimden ellerimi size uzatmadım!" demişti. Efendimiz (sav): *"Uzat ey Muaz o ellerini!"* demiş, sonra o ellerin nasır bağlayan avuç içlerini öpmüş ve demişti ki: *"Bu el Allah ve Resulü'nün sevdiği eldir. Bu ele cehennem azabı dokunmayacaktır!"*
İslamiyet'in en hoş yaşandığı yer Saraybosna'dır. Orada Müslümanlık, Osmanlılık ve medeniyet birleşmiştir. Ezan sade insan sesiyle okunur, pek güzeldir.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Nimetler bağlamında rutin rahmettir oysa. Sabah işe gidilen, akşam mutlu yuvaya dönülen, hafta sonları gezmeye gidilen hayatlar nimettir, rahmettir ve şükre vesiledir.
Zaman, öldüğünde iman tahtana serebileceğin şefaatçi biriktirmektir.
Daha konforlu hayatlar yaşamak adına bırakıp gittik köylerimizi. Tavuk beslemeyi yük gördük ama büyük şehirlerde fellik fellik organik yumurta aramayı medeniyet bekledik.
Gerçek yalnızlık insanın, Rabbinden gafil olma halidir. "Beni koruyan, gözeten, kalbimin en gizli köşelerindeki isteklerimi bilen biri var." diyemeyen herkes aslında gerçek anlamda yalnızdır.