Kâinat hep böyle masmavi nurlar, masmavi esintiler içinde dönüp duracak, güller hep ayni enfes renkleri ve kokulan ile açacak, ormanlar sarkilarini ebediyete kadar söyleyecek, dereler, ışık oyunlarının binbir çeşidini tekrarlayacak, tekrarlayacak; aşk, insani daima Tanrisina yaklaştıracak, Tanri daima gonüllere ve dağ başlarına rahmetini yağdıracak, fakat insanlar, daima, daima, daima yaşadıkları sürece daima bu güzellikler için, bu ask için ve Tanrı için gaddarlaşacak, bu zifir gibi karanlık, bu kan, kan, sadece kan kokan faciayi oynayacaklardı.