Kâinat hep böyle masmavi nurlar, masmavi esintiler içinde dönüp duracak, güller hep ayni enfes renkleri ve kokulan ile açacak, ormanlar sarkilarini ebediyete kadar söyleyecek, dereler, ışık oyunlarının binbir çeşidini tekrarlayacak, tekrarlayacak; aşk, insani daima Tanrisina yaklaştıracak, Tanri daima gonüllere ve dağ başlarına rahmetini yağdıracak, fakat insanlar, daima, daima, daima yaşadıkları sürece daima bu güzellikler için, bu ask için ve Tanrı için gaddarlaşacak, bu zifir gibi karanlık, bu kan, kan, sadece kan kokan faciayi oynayacaklardı.
Ah bu aşk…Her yerde, her köşede aşk vardı.Dağıstan’ın tepelerinde, Afganistan’ın türbelerinde, Japonya’nın pagonetlerinde, Hindistan’ın mabetlerinde, nasıl hakim ve nasıl zorba mevcut ise… İsveç’in fiyortlarında, İstanbul’da, Van’da, Eğin’de, Aydın’da ve Napolide’de o hüküm sürüyordu. Bütün insanları dağlı, hoca, fakir, her türlü, her çeşit, her nevi işte, ne olursa olsun, nasıl olursa olsun hep bu avucuna almış, hep bu ağlatıyor, hep güldürüyordu.
Ah bu kadın merhameti… Kadın şefkati…Onlar hiçbir vakitte sevdiklerinin cinayetlerini ve kabahatlerini erkekler gibi yırtıcı bir vahşetle görmezler, daha ilk nedamet ahlarını işitir işitmez, ilk peşimanlık yaşlarını görür görmez hemen sıcak sıcak affederler ve erkeklere feragat noktasından tefevvuklarını böyle mukaddes ispatlarla gösterirlerdi.
Ah erkek vahşeti…Dünyanın yalnız keyiflerine, yalnız arzularına esir ve hadim olduğuna inanarak tahakkümlerinden, izzetinefislerinden, gururlarından başka birşey düşünmezler ve bu arada böyle mazlum yavru kuşları bile bu menfur ve melun azametlerine feda etmekten çekinmezler.
Tanrı’nın bütün kullarına eşit olarak bağışladığı en değerli mirasa, gençliğe gelince, hemen hemen herkes har vurup harman savurur, deli bir mirasyedi kesilir. Sevdiğim bir şair; Gençlik böyledir işte/ Gelir gider/Ve kırılır sonra kolun kanadın/ Koşarsın pencereden pencereye, diyor; sonra da suyunu sebil ettiğimiz çeşmelerden, eserken yelken açmadığımız rüzgarlardan ve koklamadan attığımız gül demetlerinden yakınıyor.