hüdaverdi türk

Şu an elimizde bulunan mushaf, Kufeli alimlerin yazdığı ve İslâm dünyasında genel kabul gören mushaf olduğu için ayet sayısı 6236’dır. Elimizdeki mushafta Fatiha dışında Besmeleler sayılmamış, mukatta harflerinin bulunduğu yerler ise birer ayet olarak hesaplanmıştır. 6666 sayısının nereden çıktığına gelince, bu sayıyı, eserlerinde İmam Zemahşeri, İbn Huzeyme, Ebu’l-Leys es-Semerkandî ve daha birçok müfessirin kullandığını görmekteyiz. Bazı alimler kitaplarında bu sayının şöyle hesaplandığını söylemektedir: [Bkz. Dr. Osman Keskioğlu, Kur’ân-ı Kerîm Bilgileri, s.128-129] Va’d ayetleri: 1000. Vaîd ayetleri: 1000. Emir ayetleri: 1000. Nehy ayetleri: 1000. Haber ve kasas ayetleri: 1000. Misal ve ibret ayetleri: 1000. Ahkâm ayetleri: 500. Dua ve tesbih ayetleri: 100. Nasih ve Mensuh ayetleri: 66. Bu sayıların toplamı 6666’dır. Malum olduğu üzere bir ayet hem dua ve tesbih ayeti hükmünü taşırken, aynı zamanda da misal ve ibret ayetide olabiliyor. Dolayısı ile ortaya böyle bir sayı çıkıyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hâl böyle olunca Arapçanın nasıl bir dil olduğunu anlama konusunda biraz gayret göstermek gerekir. Tabii çok geniş bir konu olan bu mevzuyu her boyutu ile ele almak imkansızdır. Ancak burada Arapçanın bazı temel özelliğine dikkatleri çekeceğiz. Arapça için söylenebilecek en önemli özelliklerden birisi onun çok zengin bir kelime hazinesine sahip olmasıdır. Çok sistemli bir gramerinin olması, en ince ayrıntılara kadar kelime yapılarının ortaya konması; müzekker, müennes ayrımlarının bulunması, her duruma uygun zamirlerinin kullanılması ve daha birçok özellik sayılabilir. Arapçanın zengin kelime hazinesine birkaç örnek vermek gerekirse: Işığın 21, yılın/senenin 24, güneşin 29, bulutun 50, karanlığın 52, yağmurun 64, kuyunun 88, suyun 170, yılanın 100, devenin 255, aslanın 350 farklı isminin olduğunu söyleyebiliriz. [720] En ufak bir durum değişikliğinde isim değişmekte; o ismin anlamını bilen biri, sözün manasını daha iyi kavramaktadır. Bu kadar zengin kelime hazinesinin ilahî kelam olan Kur’ân’a nasıl yansıdığına gelince çok daha farklı bir tablo ile karşılaşmaktayız: 30 cüz, 114 sûre, 6236 ayetten [721] müteşekkil olan Kur’ân-ı Hâkim; 77.807 kelimeden oluşmakta, bu kelimeler 11.794 muhtelif sığalardan elde edilmekte ve sadece 1771 kök kelimeden türetilmektedir. [722] Bir an bu veriler üzerinde insan tefekkür etse milâdî 6. asırda, 23 yıllık bir zaman diliminde, özel muhataplara ve özel durumlara bağlı olarak inen bu ayetlerin kıyamete kadar nasıl insanlığın tüm dertlerine derman olabilecek bir potansiyeli bünyesinde barındırması insanı aciz bırakmaktadır. O gün insanların kullandığı dil ve kelimeler üzerinden onlarla konuşan Kur’ân, onlara meydan okumakta ve asla bir benzerinin oluşturulamayacağı hakikatinin altını çizmektedir. [723]

hüdaverdi türk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 00:00
·
2024 35. kitabı
Abdülkadir Geylani
9.3/10 · 1.950 okunma

hüdaverdi türk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·244 syf.·
2024 36. kitabı
Neil Gaiman
9/10 · 1.551 okunma
İçinde bulunulan durumlar iki cinstir. Birincisi çaresi bulunan, diğeri de çaresi bulunmayan durumdur. Çaresi olan durumda acziyet gösterilmez. Çaresi olmayan durumdan da korkulmaz. İşte bu, Şeyh Abdülkadir ve diğerlerinin de zikrettiği gibi din imamlarının vurguladığı şeydir. O da emredileni yapma, nehyedileni terketme, takdir olunana rıza gösterme veya sabretme zorunluluğudur.