Hadice

9/10
·370 syf.··
2023 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 12:21
Karlı Bir Gece Vakti... Genelde bir kitabı okuyup bitirdiğimde elle tutulur, somut, bariz duygular hissederim. Bir kitabı birkaç kelimeyle özetleyebilirim. Ama bu kitapta böyle olmadı. Kitabı tanımlayacak birçok cümle geçiyor zihnimden. Sevdiğim yanları, eleştirdiğim noktaları, olumsuz bulduğum yönleri, hayran kaldığım cümleleri... Tek tek dönüp duruyor zihnimde. Toparlayamadığım her bir kelime yazacağım incelemenin ne boyutta korkunç olacağını gösteriyor sanki biraz da. Ancak kararım kesin, yazacağım bir şeyler. Öncelikle ilk defa benim adımda baş karakterin olduğu bir kitap okudum. Bu, tahminimden de güzel ve hoş hissettirdi. Kitabın gerçekçiliği muhteşemdi. Gerçek kişilerin yer aldığı, gerçek olayların anlatıldığı kitapları her zaman çok sevmişimdir. Hele hele yazarın kendisini içine yerleştirdiği romanlara bayılırım. Bu açıdan da takdirimi kazandı. Bunlar dışında Türk yazarların en sevmediğim, hatta uyuz olduğum karakterleriyle yüzleşmek beni bir miktar üzdü. İki ucu belirtirken kendi rahatlıklarının, yerine göre gevşekliklerinin, bazı noktalarda sınır bilmezliklerinin güzel olduğunu düşünüp öne çıkarmaları beni her zaman rahatsız etmiştir. Burada da böyleydi. Çoğu yerde objektif bir yaklaşımla yazılmış olsa da satırlar, zaman zaman bahsettiğim karakterlerin kendisini bariz bir şekilde göstermesi beni irite etti. Evet, mümin duracağı safı iyi bilen ve o safta durma becerisi gösterebilen kişidir. Şu gavurdan şunu alayım, bu kâfir bunu demiş hadi onu da alayım, bizim kitapta da bu yazıyor ama bak bu güzel bunu da alalım kafası bir zaman sonra çorba kazanı olur ki ondan bir şey ayıklamak zordur. Kitaplar anne sütü gibidir. Ben süzgeçten geçirip alıyorum dersiniz ama öyle değildir. O süt midenize girdikten bir zaman sonra benliğinize işler. Bu sebeple ne okuduğunuza,
Karlı Bir Gece Vaktiİsmail Özen · Ketebe Yayınevi · 0135 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·124 syf.··
2022 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2022 21:19
Bu kitabı ilk okuduğumda 18 yaşındaydım. 4 yıllık bir çalışmasının son senesindeydim ve daha mezun olamadan arkadaşlarımın her biri bir yere dağılmıştı. O zamanlarda bu dağılmanın bize nasıl bir dönüşü olacağının henüz farkında değildik. İleride yanlış bir şey yapacak olursak birbirimizi uyaracağımıza dair sözler vermiştik çünkü. Bu sözümüzde duracağımıza öyle emindik ki. Tavizler vermeye başlamamıştı kimse mesela. Bir araya gelebiliyor, güzel şeylerden bahsedebiliyorduk hâlâ. Zamanla bazı şeyler değişti ve ben bu okumamda her şeyin daha çok farkına vardım. O zamanlarda da böyleydi aslında. Ben vardım, değişmiyordum ama onlar birer birer uzaklaşıyordu benden. Fikirlerimiz değişiyordu. Hayata farklı bir pencereden bakıyorduk artık. Aynı yola baş koyduğunuz, aynı davaya omuz verdiğiniz insanların bir gün yollarını değiştirdiğini görmek, buna bizzat şahit olmak kitaplarda yazan acı hakikatleri okumaktan çok daha zor. Tesettürdeki tavizleri izlemek, emir ve yasaklar konusundaki gevşemeye şahit olmak öyle acı veriyor ki... Hele bir de doğrusunu bal gibi de bildikleri şeyler konusunda onları uyaramamak, "yapma" diyememek öyle koyuyor ki... Artık o eski dostluğunuzun kalmadığını kabullenmiş oluyorsunuz. Aradan bir ömür geçmese de geriye dönüp baktığınızda ağzınızda buruk bir tat bırakan hatıralara dönüşmüş oluyor yaşanılan her şey. Geleceğe dair bir umut beslemek istiyorsunuz ama bulamıyorsunuz o heyecanı içinizde. Ya Tahammül Ya Sefer tam da bunu anlatan bir kitap. Gençlik ateşiyle, deli gibi akan kanla aldığımız kararları son nefesimize kadar taşıma; attığımız sloganları yüzeysellikten çıkarıp hayata geçirme ve iman üzere yaşayıp iman üzere ölme gayreti içinde olmamız gerektiğini anlatan bir kitap. Tabi her yazılan anlayana, anlamak isteyene, kalbini hakikate açana...
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,7bin okunma
4/10
·336 syf.··
2022 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 16:37
Kitabın dili fazlasıyla basit, kurgusu da Wattpad kitaplarından bir tık iyiydi. Bana yönelik kazanımlara bakacak olursam neredeyse hiç diyebilirim. Editörlüğümü falan geliştirdim işte biraz. Hiçbir kitabı direkt silmeyi sevmem. Bunu da silemem. Ama gereksiz edebiyat parçalamalarından, aşırı dramdan, kaostan ve acıdan beslenilmesinden hoşlanmıyorum. Hayat zaten yeterince acı doluyken bari kitaplarda mutlu olalım diye düşünüyorum. Doğru veya yanlış böyle düşünmeyi seviyorum ben. Buna ek olarak ben kitabın beni zorlayan, beynimi yoran, yerine göre başımı ağrıtanını severim. Kitabı dinlence için okumadığımdan beni bir adım daha ilerleten eserleri okumayı bu tarz kitapları okumaya yeğlerim. Bu sebeple beğenen beğenebilir ama benim için orta düzeyde bir kitaptı.
Tahta AtBahadır Yenişehirlioğlu · Timaş Yayınları · 20221,170 okunma
9/10
·112 syf.··
2022 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2022 15:49
Şoktayım. Gerçekleşeceğini neredeyse bütün halkın bildiği ama kimsenin buna engel olmadığı, olamadığı bir cinayet... Üstelik adamın suçluluğu dahi kesin değil. İlk cümleden itibaren kesin olan bir ölüm ve bu ölüm üzerine işlenmiş bir kurgu... İlginç, şaşırtıcı, yer yer kurguya, anlatım diline hayran kalacağınız bir kitap... Ve onca şaşırtıcılığına, "Nasıl olur da kimse engel olmaz?!" dememize rağmen bugün benzer faciaların onlarcasına, yüzlercesine hazır olan, sonucu kesin olan insanların hiçbir şekilde kılını kıpırdatmadığına şahit olabiliyoruz. Zira bazen sonu bilmek kişinin harekete geçmesine yeterli olmayabiliyor. Tıpkı kâfirlerin sonlarını bile bile iradelerini kullanmaya yeltenmeyip yaşayacaklarına boyun eğmeleri gibi... Kitapta gerek fert gerekse toplum olarak çıkarılacak çok ders var. Okuyup anlayabilene...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
9/10
·112 syf.··
2022 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 00:10
Şimdi bitirdim kitabı. Boğazımda bir yumru, kalbimde ince bir sızı, zihnimde tarifi imkansız düşünceler... Ne yazsam ne söylesem eksik kalır gibi. Hani bazı şiirler vardır okursunuz, dinlersiniz ya da ama birisi size şiirin ne anlattığını sorsa anlatamazsınız ya aynen öyle bir kitaptı. Ta en derinden hissettiğim ama kelimelerle ifade edemeyeceğim bir eserdi. Altını çizdiğim, hatta çizmelere doyamadığım yerleri buraya alıp da yer işgali yapmayacağım tabi ki. Sadece belli şeylerden bahsedeceğim. Her bir başlıkta "Nasıl olur da bir insan böyle basit cümlelerle böylesine derin ifadeler kullanabilir?!" demekten kendimi alamadım. Gerçekten Güray Süngü'nün kelime oyunları, ters terkipleri öylesine güzel ki kendisine, kalemine hayran olmamak elde değil. Yer yer beni yazarlık kariyerime daha başlamadan son verme raddesine getirse de her zaman iyi duygular besliyorum eserlerine karşı. Şunu da belirtmekte fayda var. Şayet daha önce Güray Süngü okumadıysanız okumaya başlayacağınız ilk kitabı bu olmamalı. Çünkü Güray Süngü dili, üslubu diye bir gerçek var. Bu üsluba herhangi bir romanıyla yahut bir öykü kitabıyla alışmak çok daha kolay. Mesela ilk başlayanlar için Az Kalan Gölge'yi önerdiğimde hiç kötü bir geri dönüş almadım ben. Ama ilk bunu okuyan birisinden "dili farklıydı" yorumu geldi. Bu sebeple okumak isteyenlere kesinlikle tavsiyemdir ancak ilk tavsiyem değildir. Bunu göz önünde bulundurarak okumaya başlarsanız yazarı pişman olmaz ve çirkin yorumlarda bulunmazsınız.
Sayıklar Bir DildeGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2020682 okunma