Zaten taşralı olmak köyde, kasabada oturmak anlamına gelmez. Paris'te yaşayıp taşralı olabilirsiniz. Manası da yüksek zevklerden uzak olmaktır. Taşralı olmak anlam itibariyle boş dedikodularla ilgilenmek, sadece yemek, içmek, yatmak, para kazanmak gibi şeylerle meşgul olmaktır.
Dünya üzerinde tüm değerler gibi ahlâki özgürlük de siyasi özgürlük de uğraş vermeyi ve savunmayı gerektirir. Yoğun uğraşların, sebatın ve de becerilerin meyvesi olacaktır. Özgürlüğü hak etmeyen hiç kimse özgür olamaz. Özgürlük ne bir hak ne de bir olgudur, o bir ödüldür. Bir manzara için güneşin ışığı neyse hayatın tüm olaylarında da özgürlük öyledir. Ayrıca ona ulaşamayan, hayatın tüm güzelliklerinden mahrum kalır.
Yüz defa kendimi öldürmek istedim ama hayatı hâlâ seviyordum. Bu gülünç zaaf belki de en uğursuz eğilimlerimizden biridir; zira her an fırlatıp atmak istediğiniz bir yükü sürekli taşımaya devam etmeyi istemekten daha ahmakça ne olabilir ki? Kendi varlığından nefret etmek ve varlığına tutunmaktan? Bizi yalayıp yutan yılanı kalbimizi yiyip bitirene kadar okşamaktan?