Bu yazardan okuduğum ilk kitap, kafa dağıtmaya iyi gelen, hafif, ara ara gülümseten bir eser. nick ve boşanma avukatı harper arasında ve ailelerinin çevresinde gelişen olayları yer yer güldüren bir anlatımla aktarmış. yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Kafa dağıtmalık, hafif bir kitap. Aşk tanrıçasının yemek okulu kitabını okurken çok edebi beklentiniz olmamalı. sonunda ana karakterin mutlu olduğu, insanı yormayan bir kitap
Bu yazarın okuduğum ilk kitabı miralay'ın kızı Süreyya da hem Cumhuriyet dönemi Türk halkının hem aynı dönemdeki Afgan halkının yaşama biçimlerini karşılaştırmamizi sağlıyor . Cumhuriyet sonrası dönem Amasya'da köklü bir ailenin Ankara'ya uzanan yaşantıları güzel tasvirler ile anlatılmış , ancak bazı karakterlerin iç dünyalarının anlatmada eksik kalmış. Yine de kitabin kurgusu ve icerik kapsamından dolayı büyük oranda beğendiğim bir kitap oldu.
Hayata şanssız başlamış küçük gurbetin büyüyüp hayatındaki şansının da yaver gitmesiyle başarılı bir ceza avukatı olan sırma hanım olmasının hikayesi. okunabilir, güzel bir roman da sayılabilir, ancak yazarın okuduğum bu ikinci kitabında da önemli yerlerin pas geçilmiş olması, aniden bir cümle ile koca yılların anlatılması, yok artik dedirtecek tesadufler, çoğu yan karakterin hikayesinin (komiserin ailesi, Kerem Güneş iliskisi, bahar, Efruz Bey'in ailesi) yarım bırakılmış olması hatta ana karakterin de duygularının asla okuyucuya anlatılmamış olması ana karakter olan kadın karakterlerin her anlamda abartilmasi, iç dünyasinin belirsizliği , özellikle bu kitabın sonuna doğru sırma karakterinin sebepsiz kararsızlıklarını okumakta zorlandım.