İçinde barındırdığı tüm karakterlerle tanışma isteği yarattı.
Zeynep'in araya giren hikayesi son derece başarılı.
Gülseren Budayıcıoğlu
Kimi kitap özeldir...
İçeriğinde fazlaca terminoloji barındırmasına rağmen yazarın anlatımı sayesinde kolaylıkla okunabilen, konusuna ilgi duyan herkese önerebileceğim bir kitap. Beklentimi karşılamayan tek yani, savaş ortamındaki toplumla ile ilgili daha fazla ayrıntı içereceğini düşünüyordum.
-Slim George'a sanki içini görmek istercesine baktı. ''Artık pek birlikte yolculuk eden olmuyor,'' diye düşünceli düşünceli mırıldandı. ''Neden bilmiyorum ama. Belki de bu kahrolası dünyada herkes birbirinden korkmaya başladı.''
Her ne kadar ana karakterler George ve Lennie olsa da kitapta yer alan her bir karakter başlı başına bir romandır. Umut her daim insanın içinde kalıyor, gerçek olabileceğine inanmadığı hayallere dahil ediyor insan kendini bir şekilde, tıpkı seyis Crooks gibi... Bitişini çok içime sindiremesem de kısa ve öz bir anlatım
"Ama asıl günah temel hedefleri. Seçim yapamayan biri insanlıktan çıkar."
Kişinin argo kullanımına ne kadar çabuk alışabileceğinin kanıtıdır Otomatik Portakal. Okumaya ilk başladığınızda sizi oldukça rahatsız edebilecek 'dikizlemek-zumzuklamak-cıyaklamak' vb. kullanımlar sayfalar ilerledikçe günlük dilde kullanılan herhangi bir kelimeye dönüştü benim için. Alex toplum ve hukuk kurallarınca kabul edilmeyen eylem ve düşüncelerden zevk alan ana karakterimiz. Bu karakter kitap boyunca farklı duygular yaşattı. Kimi zaman tiksindim kimi zaman merhamet duydum ama kesinlikle bunlar <benim> seçimim oldu.
Denek olarak kullanıldığı sözde ıslah modeline başta mantıklı mı acaba? diye yaklaşsam da bireyin 'topluma kazandırılması' için alıkonduğu hapishanelerde uygulanan işkencelerden farklı gözükmedi gözüme.
~üzerinde düşündükçe incelemeye ek yaptıracağına emin olduğum kitap.
Bugün(28.03.2016) filmini izledim. Okuduğum diğer incelemelerin aksine filmi başarılı bulsam da benim için kitap filmin önüne geçti.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
''Keşke her gün Cadılar Bayramı gibi olsaydı. Böylece sürekli maske takardık ve maskelerin altında nasıl göründüğümüzü öğrenmeden önce birbirimizi tanıyabilirdik.'' Okurken telefonum çalmasın, okumamı bölecek hiç bir şey olmasın istediğim kitaptır. ilk satırlarından itibaren 'benden öğrenecek çok şeyin var.' dedirtiyor. Hakkında hiç bir şey okumadığım, kütüphanemde şans eseri yolumun kesiştiği 'mucize' dir.
MucizeR. J. Palacio · Pegasus Yayınları · 201615,6bin okunma