hülya bilgin

hülya bilgin
@hulyablgn
Tercüman
Lisans
İstanbul
Samsun
20 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·132 syf.··
2025 14. kitabı
Tolstoy'un yer yer kendi hayatından izler taşıyan "ilkgençlik" bir çocuğun gençliğe geçtiği dönemi anlatan bir eserdir. Yalnızlık bir çocuğa ıstırap çektireceği bir gerçektir. Fakat bir çocuk yaşadığı zorluklara rağmen umut bulabiliyorsa arkadaş edinebiliyorsa herşeyi özümsemiş demektir. Dayak, hiçbir zaman çare değildir. Bir çocuğu eğitmek dayaktan geçmemeli, iç dünyasını kuşatan içtenlik ve samimiyetle yetiştirilen çocukların geleceğinin parlak olduğunu biliyoruz. Farkındalık garipsenmiyecek bir durumdur. Yazarımızın bu durumu anlatan eser, bize çocukluğumuzu hatırlatacak niteliktedir. Akıcılığına hayran kaldığım ara ara yabancı kelimelere yer verilen bu eser okuma hevesinizi arttıracak. Birden fazla okusam bıkmayacağım bana göre okunulası bir eserdir. Herkese okumasını öneririm.
İlkgençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,308 okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2025 13. kitabı
Tolstoy bazı felsefecilerin, düşünürlerin aksine dini inançları kuvvetli olan biriydi. Çarlık Rusya’ya karşı göstermiş olduğu tepkisi, Kilise ile girdiği din ve siyasi çatışması ve sonra Sovyetler Birliği’nin insanlara dayattığı kimliği reddederek doğruyu bulmaya çalışmış. Gerçekliği kendine gaye belirlemiştir. Hakikate karşı duyduğu bu istek ve dünya değerlerine önem vermemesi de onu bu konuda devamlı bir arayış içine itmiş. Sonucunda dini gerçeklere yani İslam’a git gide yaklaştırmıştır.
Hazreti MuhammedLev Tolstoy · Çalıkuşu Yayınları · 20225,6bin okunma
Puan vermedi·518 syf.··
2025 11. kitabı
Gönderi 371 Çalıkuşu Çalıkuşu Çalıkuşu · 11 Ara 2024 518 syf. · Kitabı okudu 6/10 puan verdi · 3 günde okudu Selamlar sevgili dostlarım. Bugün rotamızı Ege'ye şirin mi şirin bir köye çeviriyoruz . Ee Anadoluda köy yeri dedin mi ; dedikodular , çekişmeler , hırslar , intikamlar , küs aileler biter mi ? Tabiki bitmez . Bizim kitabımızda da bunların hiç birini eksik kalmıyor . Tam bir Anadolu öyküsü ve yaşamı ile ilerlşyoruz . Baş karakterimiz Toprak zengin bir ailenin , ilgi görmeyen ruhu sevgiye delirircesine acıkmış koşucu bir oğludur . Ne yazık ki babası tarafından istediği sevgi ve ilgiyi alamaz ve tüm bu olanlara karşı babası kendince haklı çıkar. Toprak son yarışmasında (ucunda büyük bir ödül olan ) , fakir bir arkadaşının babasının geldiğini ve bu paranın , babasının o arkadaşı için ne kadar kıymetli olduğunu görüp bile isteye yarışı kaybeder. Yarış sonrası içsel sorgulamaları ile eve giden Toprak , evde de ne yazık ki aradığını bulamaz ve babasıyla büyük bir kavgaya tutuşur . Zaten çok sevdiği sevgilisi Zehra'dan da ayrılmış olmanın verdiği hüzün kalbini parça parça ederken bu yaşananlarda çok ağır gelmiştir . Akşam , herkes uyuduğunda babasının kasasını patlatarak yıllardır babasıyla konuşmayan halasının yanına Şerefe Köyüne gitmeye karar verir ve maceramız büyük bir gümbürtüyle burada başlar . Halasının yıllar önce köyü terk ettiğini ve kocasının da ona çok eziyet çektirdiğini ve öldüğünü öğrenen Toprak daha fazla bilgi toplamak amacıyla köye geçici bir süreliğine yerleşir . Baraka gibi bir yapıyı , eve dönüştürmesinde ona yardım eden kendi aralarında samimi olan üç samimi kız arkadaşı ve yine onların samimi erkek arkadaşlarıyla yürekten dostluğu burada başlar . Eren- Osman-Memiş, Aslı-Seda-Melek . Ve Ködilsag tepesi .. Yerleşmesinden bir
ŞerefeHüseyin Sağlam · İkinci Adam Yayınları · 202413 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2025 6. kitabı
Sait Faik Abasıyanık’ın Mark Twain Derneği’nin Atatürk’den sonra ikinci ve son Türk onur üyesi olduğunu biliyor muydunuz? 14 Mayıs 1939 yılında kabul edildiği üyeliği bilgisi, 1953 yılında Yaşar Kemal’in onunla yaptığı bir röportaj ile basına yansımıştı. Yaşar Kemal onu Kadıköy'de bir bankta oturup insanları izlerken bulur. Ve sorar: - Ne var ne yok Sait? Hikaye yazıyor musun? - Yok, yaşıyorum. "Hüzünlü, ılık, insan sevgisi dolu hikayelerini Sait yazmaz, yaşar. Sait bir dertli, kötülüklerden, aşağılıklardan, dünyadaki cümle bayağılıklardan, kirden iğrenen bir adem oğludur. O daima iyiliği söylemiştir. Bu adamın üstünden, başından da yalnızlık akar. Bir de bu adama Kadıköy iskelesinin kanepelerinden birine oturmuş heybetli köylüleri, çıplak ayaklı serseri çocukları, hanımefendileri seyrederken rastlarsınız." der Yaşar Kemal onun için. Kitabı okurken yukarıda bahsi geçen yalnızlığı iliklerine kadar hissediyor insan. Hatta yapayalnızlık, tarifi imkansız. Pek çok insan arasında olan yalnızlık belki de Sait Faik'in en belirgin özelliklerinden. Her hikayede deniz var, onun bir ada insanı olmasından mütevellit sanırım. Hayvan, doğa, insan sevgisi var. Yazarken kalbi göğsüne sığmamış hissi veriyor. Yazmalıyım, her güzelliği, insana, dünyaya, iyiliğe dair ne var ise yazmalıyım, der gibi. Minik bir serçe kadar ürkek, çakmak taşı gözleri ile bir atmaca gibi. Eleştirilmeyi sevmiyor hatta kızıyor. Çocuk heyecanı sönmemiş birisi canlandı gözümde. Her hikayesinde karakterleri şerit gibi betimlemiş. Kilim gibi dokumuş derler ya, o hesap. Onun okuduğum ilk kitabı idi. Okuduğuma çok memnun oldum. Onun ile tanışmak müthiş bir zevkti. Hayatını da araştırdım biraz. Sürekli annesi ile yaşamış ve İstanbul sokaklarında hep aylak aylak dolanmış. İnsanları gözlemlemiş ve kaleme almış. Üç
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2025 4. kitabı
Nuri Pakdil’i tanımak isteyen ve düşüncelerine vakıf olmak isteyen okurlarımız için çok iyi bir fırsat “Batı Notları”. Öte yandan yazarın harika bir üslubu var. Kitabı okumaya başlıyorsunuz. Nasıl bittiğinin farkına bile varmıyorsunuz. Bence kitabın en başarılı noktası da burası olmuş. Kitaba başlar başlamaz bir dostunuzla muhabbet etmeye başlıyor izlenime kapılıyorsunuz. Daha dostunuzla muhabbet devam ederken kitabın bittiğinin farkına varıp üzülüyorsunuz.
Batı NotlarıNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 20141,686 okunma
Reklam