sillygirlasuka

Ne olurdu 90% Ateist bir ülkede yaşasaydım
Puan vermedi·%33 (104/310 syf.)·
"Zorunluluktan doğmuş olan yamyamlık, sonraki bir evrede, dini bir kurum halini alır ve bu biçimiyle, önceki dönemlerde yamyamlığı kuşkusuz uygulamış olan fakat evrimin teokratik evresine varmamış kabilelerde kaybolurken, buralarda daha uzun süre varlığını sürdürdü. Çocuk katli ve ana babanın terki konusunda da aynı saptamayı yapmak gerekir." Müge Anlı'da çocuğunu günahları silinsin diye öldüren bir kadın görmüştüm, din bu kadar gelişmiş(?) toplumda bile hâlâ kabile hayatı yaşamaya sebep oluyor. Dinlerden korkuyorum. Belki de fobi oluştu. Lütfen bir sabah uyanayım ve dünyadan tüm dinler silinmiş olsun.
Din
Karşılıklı YardımlaşmaPyotr Kropotkin · Kaos Yayınevi · 2001147 okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2026 6. kitabı
Modern solculuğu eleştirirken bir yandan çoğu solcunun haklı bir davası olduğunu kabul ediyor istemeden de olsa. Eleştirdiği bazı kısımlarda övüyor sandım bir an. Solcuların arasında güç arayışında olan kişilerin aslında her türlü toplulukta bulunabileceğini ve her türlü toplulukta sorun teşkil edebileceğini de olasılıklar içine dahil ediyor. İster anarşi ister solculuk adını ne koyarsanız koyun, düşman belli. Ayrım çoğunlukla bu düşmanın ortadan kaldırıldığından sonra ne olacağıyla ilgili, ki bu doğal olarak gelişecek. Sistem doğal olarak kendi sonunu getirirken bizler nelere dikkat edebiliriz, tüm görüşten insanlar için fikir olusturan bir manifesto. Hakkımızda hayırlısı
Sanayi Toplumu ve GeleceğiTheodore John Kaczynski · Kaos Yayınları · 2022679 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Buradakilerin fanatik kitap okuduğunu düşünüyorum. Karşılaştırınca Dazai'nin kısa hikayelerinden epey bir farkla daha başarılı, öğüt verir nitelikte, ancak daha düşük puan almış. Ben iki hikayeyi de gayet beğendim ve birkaç günde bitirdim. İlk hikaye daha çok şöyle bir his uyandırdı: hayatı her ne kadar bir ideale bir zevke adayarak yaşamak dolu dolu gözükse, zamanımızı yese de, bu tür bağımlılıklardan uzaklaşmak gerçek bir zevk insanlar için. Mataiçi belki de aptalca diyebileceğimiz bir saflıkla yaşayan Masako ve japon balıklarını idolize ediyor. Onlar kendinin tam aksine karnı acıkınca yiyen uykusu gelince uyuyan hayatını tek bir ideale bağlamadan sakinlik içinde yaşayıp giden canlılar. Mataiçi ise onlar gibi olmak yerine her ikisine de şehvetle sahip olmak isteyen bir karakter ve bunu asla başaramıyor, ta ki son sayfalarda kendi benliğini ve idealini unutup neredeyse sadece bir gözlemci olarak doğayı seyredene kadar. Burada Mataiçi ne kadar Japon balığı hedefine ulaşsa da yazarın insanlara göstermek istediğinin hırslardan arınmış ve doğal akışında bir hayatın güzelliği olduğunu düşünüyorum. İkinci hikayedeki Betsuşiro ise bana "Kış Uykusu" filmindeki Aydın karakterini anımsattı. Yine de Betsuşiro Aydın'ın aksine ölüm düşüncesine o kadar uzak değil. Kendi içinde küçüklüğünü ve hayatın değersizliğini kavrayan birisi, ölümü çıkış olarak görüyor. Basit ancak ıstırap verici hayat onda insanlarla arasına bir set koyma ihtiyacı uyandırmış, yine de başkalarından amansızca onay bekleyen yalnız birisi. Ölümden sonrasını düşünmek onu rahatlatırken, ölüme giden süreç yani hayat tatsız bir süreç. Hayatta belki bir şey olurum diye oradan oraya savruluyor, bu da başkaları tarafından kolayca yönlendirilmeye açık ama hırslı bir hale getiriyor onu. Aynı ben. Sonda farklı bir şey
Duygu ve Düşünce
Japon Balığı KargaşasıKanoko Okamoto · İthaki Yayınları · 20221,542 okunma
9/10
·72 syf.··
2026 4. kitabı
Akpli tanıdıklarımın her ev dekore etmeleri sırasında en az 1 defa okumaları gereken kitap. Lütfen gölgelere yabancı kaldık, seneler öncesinden görmüş daha beter olduk
Gölgeye ÖvgüCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 20222,960 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 1. kitabı
Yaşadıklarımız aynı olmasa da motivasyonlarımızda oldukça benzerlikler var. Türk aile yapısındaki bastırılmış cinsellik ve cinsel gerginlik beni yiyip bitiriyor. Her şeye edepsizlik demeleri kendi ahlaksızlık ve sınır tanımazlıklarından kaynaklanıyor, kendi düşüncelerine set çekemedikleri için başkalarının sağlıklı bir cinsel hayata sahip olmasından nefret ediyorpar. Okullarda din yerine sex eğitimi zorunlu olmalı. Genç yaştaki insanlara kendi pis düşünceleri yüzünden bir set çekip bu döngüyü devam ettirmemeliler. Yoksa 70 yaşına da gelse hala bağ kuramadığı insanla ilişkiye girmeyi edep diye yutturacaklar. O kadar değiştirilmesi gereken şey var ki.
My Lesbian Experience with LonelinessNagata Kabi · Seven Seas · 201750 okunma
Reklam