Anılarda geçmiş zamanın sesi bir kaşif, bir ders, hülasa günümüze eklenen bir şey olur. Biz yapacağımız yeni müstahsil ve canlı bugünün rüzgarına kendimizi teslim etmektir. O bizi güzelle iyinin şuurla hülyanın ele ele vereceği çalışkan ve mesut bir dünyaya götürecektir.
Muhakkak ki, eski şeyleri kendileri için sevmiyoruz. Bizi onlara doğru çeken bıraktıkları boşluğun kendisidir. Ortada izi bulunsun veya bulunmasın, içimizdeki didişmeden kayıp olduğunu sandığımız bir tarafımızı onlarda arıyoruz.