Envâr-ül Âşıkîn kitabının tertibi
Puan vermedi·632 syf.··
2026 10. kitabı
Envâr-ül Âşıkîn kitabının tertibi, Ana hatları ile 5 bölümdür. İçinde şunlar yer almıştır : Varlıkların tertib ve nizamı, Adem Aleyhisselam'ın yaratılışı, Peygamberler ve kıssaları , İlahi kitaplar, dünya ile ilgili faziletler, kıyamet alametleri, Kur'an-ı Kerim, mahşer, sırat, cennet, cehennem, melekler, huriler, gılmanlar, cennetliklerin makamları ve cennet nimetleri.
Envâr-ül AşıkînAhmed Bican Yazıcıoğlu · Semerkand Yayınları · 2015573 okunma
Puan vermedi·510 syf.··
2026 7. kitabı
Hasan Sabbah'ın nasıl şeytani bir dehaya sahip olduğu bir kez daha gözler önüne seriliyor. Gerçek kişilerden yola çıkarak kurgulanan eser Haşhaşilerin yurdu Alamut ile hemen arkasındaki Huriler yurdu Sahte Cennetleri en ince ayrıntısıyla okuyucuya aktarıyor. İnanç ve korku ile insanlara neler yaptırılabilir, insan nasıl manipüle edilir nasıl tarihin seyri tek bir kişinin hırsı ve intikam kararlılığı ile değiştirilebilir hayretler içerisinde tanık oluyoruz. Bartol'un on sene boyunca araştırma yaparak hazırlandığı sonra odasına kapanıp dokuz ay boyunca çalışarak ilk eskizlerini oluşturduğu eser tam da kırk km ötede Nazilerin Avusturya'yı işgal ettiği zamana denk gelmiş. Eser kadar oluşturulma süreci de ilgi çekici. Yayın yasakları olan Slovenler tarafından başlarda pek kabul edilmeyen eser şimdilerde yurtdışında en çok tanınan Slovence eser olarak görülüyor.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·576 syf.··
2021 5. kitabı
İNANCIN MİMARLARI: ZİHİN, GÜÇ, ALAMUT Tarih bazen susar. O suskunluğu ise en çok hikâyeler doldurur. Alamut tam da bu boşlukta yükselen bir eser. Ne tamamen tarihtir ne de yalnızca kurgu. Okuru, iki farklı gözden – İbni Tahir ve Halime – Alamut’un kapılarından içeri sokarken aslında çok daha büyük bir kapıyı aralar: İnancın, iktidarın ve insan zihninin karanlık koridorları. Vladimir Bartol bu romanında yalnızca bir hikâye anlatmaz; bir düşünce deneyine davet eder. Onu okurken sayfaları çeviren yalnızca merak değildir. Aynı zamanda zihnin arka planında sürekli çalışan bir sorgu makinesi devreye girer. Çünkü Alamut’ta asıl mesele “ne olduğu” değil, “nasıl inandırıldığıdır.” Romanın merkezindeki Hasan Sabbah, alışıldık bir lider portresinin çok ötesinde çizilir. O, yalnızca bir örgüt kurucusu ya da siyasi bir figür değildir. Bir akıl kurucusudur. İnancı, hakikati ve insan doğasını birer araç olarak kullanır. Onun dünyasında gerçeklik sabit değil; inşa edilebilir bir şeydir. Belki de bu yüzden en tehlikeli yanı söyledikleri değil, söylediklerini yaşatabilmesidir. Roman boyunca sıkça karşımıza çıkan o meşhur anlatı – cennet bahçeleri, huriler, fedailer – aslında bildiğimiz şekliyle tekrar edilmez. Bartol, bu efsaneleri alır, parçalar ve yeniden kurar. Marco Polo’nun seyahat notlarından süzülen hikâyeler, burada yalnızca bir zemin görevi görür. Üzerine inşa edilen ise çok daha derin, çok daha rahatsız edici bir yapıttır: Manipülasyonun felsefesi. Kitapta dikkat çeken en çarpıcı kırılmalardan biri ise kadın ve erkek temsilleri arasındaki keskin ayrımdır. Erkekler, fedai olarak yüceltilirken; kadınlar çoğunlukla bir vaadin, bir ödülün nesnesi hâline getirilir. Bu durum, yalnızca dönemin zihniyetine değil, aynı zamanda inancın nasıl araçsallaştırıldığına dair sert bir
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma
Puan vermedi·510 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 21:38
Vladimir Bartol'un yazdığı tarihsel gerçek olaylara dayanan kurgusal bir eser. Temeli gerçeklere dayansa da çoğu karakter ve yaşanan olaylar yazarın anlatmak istediği olaylar çerçevesinde oluşturulmuş. Kitabın amacı kendi zamanında totaliter ve faşist rejimlere karşı bir eleştiri niteliğindedir. Yazarın anlatım tarzı, metnin akıcılığı, gerçekçi ve tutarlı oluşu, derin ve felsefi olması yönünden bu kitap gerçek bir klasiktir. Olay Demavend Dağlarında Alamut Kalesinde gerçekleşir. Alamut anlam olarak "Kartal Yuvası"demektir. Bu kale İsmaili öğretisinin devam ettiği yerdir. Kaleyi üç bölüme ayırabiliriz. Fedailerin yetiştiği bölüm, kadınların bulunduğu bölüm ve Cennet Bahçeleri. Bu üç bölüm de birbirinin varlığından haberdar değildir. İsmaili öğretisi genişleme arzusunda olduğundan dolayı yeni talebelere ihtiyaç vardır. Bu talebeler de çoğunlukla kölelerdir. Köle pazarlarında toplanan kız-erkek köleler bu kaleye getirilir. Saraya gelen köleler o normalde düşünüleceği gibi kendilerini kötü tecrübelerin beklediği sanır. Aksine gelenlerin bütün ihtiyaçları eksiksizce karşılanır. Yenilen her öğün şölen gibidir, kalede insanlardan güzel arkadaşlıklar görürler, kendilerine tarih, felsefe, edebiyat gibi alanlarda dersler verilir. Tabi hiçbir şey karşılıksız değildir ve bütün bunların karşılığı düşünülenden daha büyüktür. Kaleye fayda sağlamayacağı düşünülen kimse getirilmez bu yüzden herkesin bir misyonu vardır. Erkekler ve kadınların misyonu ayrıdır. Erkekler gördükleri irade eğitimleri, savaş eğitimleri ki bu eğitimler çok sert süreçlerdir sonrasında bir gün fedai olacaklardır. Fedai, kendini düşünmeden komutan(Hasan Sabbah) adına feda edecek kişi anlamına gelir. Yani gerekirse canına kayıabilecek suikastçilerdir.. Kadınların misyonu ise daha farklıdır. Onlar, Kalenin
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
İnsanoğlunun manipülatif gücü
7/10
·510 syf.··
2026 2. kitabı
Türk düşmanı Hasan Sabbah’ın sahte peygamberliğini ve sahte cenneti olan Alamut Kalesi’ni anlatıyor. Kitabı okudukça anlaşılıyor ki Hasan Sabbah aslında dindar biri değil, güç mücadelesi için dini kullanan birisi. Cennetin kapılarını açan şeyin haşhaş olduğunu iddia ediyor. Fedailerinin bilinçlerini haşhaş ile manipüle ediyor. Haşhaşiler kelimesinin kaynağı da zaten burasıdır. Alamut Kalesi’nde yapay bir cennet oluşturuyor. Bu cennette huriler, şaraplar ve sayısız zevk mevcut. O cennete istediği kişiyi istediği zaman sokabileceği konusunda fedailerini ikna ediyor. Böylelikle seçilmiş kişi, peygamber olduğuna daha fazla inandırıp fedailerinin kendisi için gözünü bile kırpmadan ölüme gitmesini istiyor. Kitabı genel olarak beğendim. İnsanoğlunun manipülatif gücünü ortaya koyuyor.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2026 15. kitabı
İslam'da sihir yok! İslam'da seyyidlik yok! İslam'da muta nikahı yok! İslam'da çocuk evliliği yok! İslam'da ölüye Kur'an okumak yok! İslam'da hayal ettiğimiz huriler yok! İslam'da Peygamberlerin günahsızlığı yok! Arka Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde insanlar tarihin hiçbir döneminde karşılaşmadıkları kadar bilgi kirliliği ile yüzleşiyorlar. Bu tür bilgi karışıklığında boğulmamak ve bu tür girdaptan kurtulmak için yollar arıyor ve cevaplar bulmaya çalışıyorlar.
İslam'da Yok!Elşad Miri · İstanbul Yayınevi · 201880 okunma